-->
Galaksi Federasyonu - Bölüm: 112  RORY

Galaksi Federasyonu - Bölüm: 112 RORY

Zaman: Samanyolu Federasyonu'ndan gelen yanıtın ulaştığı 11. saat.

Antlia-2'nin berrak antimadde kubbelerle örtülü Yüksek Uyum Salonu'nda spiral kürsüler dolmuştu. Elara Kalevar, gelen holografik yanıtı tamamladıktan sonra gözlerini kapadı. Sessizlik birkaç saniye sürdü, ardından General Sumora Tynes konuştu:

Sumora Tynes:

“Bu, yalnızca diplomatik bir ret değil... Bu, açıkça ‘Konfederasyon’unuzu tanımıyoruz’ mesajıdır. Zaythor’a sırt dönmemiz isteniyor.”

Ra’d Ferah (Bilim-Teknik Sözcüsü):

“Samanyolu Federasyonu, Cebir-A’daki tutsakların zihnindeki bilgiye ulaşmak istiyor. Onları saklıyor çünkü korkuyor. Geri çekilirsek, Zaythor’u değil, Antlia-2’nin bilimsel haysiyetini terk etmiş oluruz.”

Myn Malta (Etik Kurulu Başkanı):

“Açıkça tehdit edildik. ‘AGK’yle teması sürdürürseniz ilişkiler gözden geçirilir’ dediler. Samanyolu’na karşı yalnız kalamayız.”

Elara Kalevar gözlerini açtı, sesi titremeyen bir kararlılıkla yankılandı:

Elara Kalevar:

“Samanyolu, galaksilerin en eski merkezi olabilir. Ama artık yalnızca bilgi değil, hafıza üzerinde de tahakküm kurmak istiyor. Biz yıldızlararası barışı değil, yıldızlararası haysiyeti korumalıyız.”

Tam o sırada, salonun arka bölümünden ağır adımlarla yaklaşan bir figür dikkat çekti. Gri pelerinine işlemeli bir Antlia-2 arması taşıyan Nergal, konuşma sırasını istemeden aldı.

Nergal:

“Değerli galaktik temsilcilerim, sizler Antlia-2’nin gözde direnişçileri, uzayın kadim ezberini bozan izcilerisiniz. Bin yıllar önce, Asil Pala ve diğer öncülerimiz bu galaksiyi imar ettiğinde hiçbir şeyimiz yoktu. Ama bilinçliydik. Ve şimdi yeniden bilinçlenmeliyiz.

Dünyamız, yani bizim kadim ana vatanımız, bir zamanlar Güneş İmparatorluğu’nun kalbiydi. Ancak, açgözlülük ve bilgisizlik yüzünden işgal edildi. Federasyon bize şunu söyledi: ‘Sizler evrenin virüsüsünüz.’ Ve bizi evrensel karantina altına aldı. Şimdi ise Bernard-IV felaketinden sonra, hâlâ o zincirleri boynumuza takmak istiyorlar. Samanyolu Federasyonu'nun amacı, yalnızca düzen değil, itaatkâr düzen.”

Salonda bir uğultu başladı. Elara'nın kaşları çatıldı, Sumora ise dikkatle Nergal’i dinlemeyi sürdürüyordu.

Nergal (devam eder):

“Ve hatırlayın... Bernard-IV felaketinden sonra ne oldu? Galaksi Federasyonu işgal gemileri önce Centauri kolonilerimizi, sonra Güneş Sistemimizi, sonra ise Dünya’mızı ele geçirdi. Şimdi Dünya’da kurulan sahte meclisler, yalnızca Federasyon’un kuklası. İnsanlık tarihindeki en büyük özgürlük kaybı yaşanıyor. Ve biz burada hâlâ birliğimizin geleceğini tartışıyoruz.

Zaythor bizim kardeşimizdir. AGK, yalnızca politik bir yapı değil; evrende yalnız kalmışların son umut çatısıdır. Zaythor’u şimdi terk edersek, bir gün Antlia-2 için savaşacak hiçbir müttefik kalmayacak.

Dostlarım…

İnsanlar, kadim zamanlarda olduğu gibi kendi içlerinden doğan bilgelikle değil; dış baskılarla yönlendirilirse, yeniden aynı hataya düşerler. Samanyolu’nun tehditleri, yalnızca diplomatik değildir. Onlar hafızamıza saldırıyor.”

Nergal konuşmasını tamamladığında, salon derin bir sessizliğe büründü. Elara, holografik kürsünün ortasına döndü ve tekrar söz aldı.

Elara Kalevar:

“Sayın üyeler… Samanyolu Federasyonu’na boyun eğersek, bugün yalnızca Zaythor değil, yarın Lindiwe’nin Mars Üniversitesi, Bünyamin’in delta istasyonu, Cankat’ın Candor Chaos keşfi de yok olacaktır. Hafıza savaşındayız. Eğer direnirsek, yalnızca hayatta kalmakla kalmayız; hakikati geleceğe miras bırakırız.”

Sumora Tynes:

“Peki Elara, çözümün ne?”

Elara:

“Antlia-2 Konseyi olarak Tarafsız Bilimsel Araştırma İttifakı kuracağız. Zaythor’un Cebir-A verilerini açıklamadan önce AGK üyeleriyle ortak şeffaflık protokolü oluşturacağız. Federasyon bizi yalnızlaştırmaya çalışsa da, biz galaksinin dürüstlerinden bir çember kuracağız. Ve gerekirse, Bernard sistemine dair tüm bilgileri ifşa ederiz.”

Elara, kürsüde bir an duraksadı. Gözleri kenarda holografik olarak parlayan “Bernard-IV Felaketi” başlıklı bir rapora ilişti.

Nergal (kısık sesle):

“Ve unutma Elara… Bernard’da neyle karşılaştığımızı anlatırsak, Samanyolu Federasyonu maskesini kaybeder.”

Elara Kalevar’ın sözlerinden sonra salonun içindeki atmosfer yoğunlaştı. Spiral kürsülerde oturan bazı üyeler hafifçe başlarını sallayarak onay verirken, bazıları hâlâ kararsızdı.

Birden Nergal, daha da yüksekçe bir platforma doğru yürüdü. Salondaki ışıklar doğal olarak onu takip etti. Zaman durmuş gibiydi. Elini kalbinin hizasında kaldırarak yeniden konuşmaya başladı:

Nergal:

“Az önce söylediklerimi tekrar etmeyeceğim. Ancak bir şeyi hatırlatmak istiyorum:

Biz bu galaksiyi seçmedik. Bu galaksi bizi seçti.

Bin yıllar önce Asil Pala ve onun izcileri buraya geldiğinde hiçbir şey yoktu. Sadece yıldızlar ve umut...

Biz, Antlia-2 halkı, hiçbir zaman Samanyolu'nun diplomatik sofrasına çağrılmadık. Her şeyi kendimiz kurduk, kendimiz büyüttük. Şimdi Federasyon, bu sofra büyüyünce bizi dışarıda bırakmak istiyor.”

Gözleri doğrudan Bilim-Teknik Sözcüsü Ra’d Ferah’a yöneldi:

“Samanyolu Federasyonu’nun teknolojisi ne kadar gelişmiş olursa olsun, onların karar mekanizmalarında insan onuruna yer yok. Çünkü biz, onların gözünde halen kontrol edilmesi gereken birer 'yaygın türüz.' Tıpkı Bernard-IV felaketinde olduğu gibi.”

Nergal:

“Unutmayalım; o felaket yalnızca bir gezegenin çöküşü değil, insan iradesinin nasıl hiçe sayıldığının sembolüdür.

Galaksi Federasyonu, Bernard sistemindeki uyarılarına rağmen sessizce ilerleyen keşif gemilerimizi yok etti.

Bu yalnızca bir uyarı değil, açık bir mesajdı: ‘Siz, yalnızca bizim izin verdiğimiz ölçüde keşfedeceksiniz.’

Ve biz bu mesajı okuduk.

Şimdi soruyorum size:

Bu evrende tekamül edeceğimiz, özgür düşüneceğimiz bir yer yok mu?

Eğer yoksa biz bu galaksiyi özgürlükle dokuyacağız.”

Kısa bir sessizlik oldu. Ardından, Kültürel Etik Kurulu Başkanı Myn Malta bir itirazda bulundu:

Myn Malta:

“Nergal, söylediklerinin çoğuna katılıyorum. Ancak bu gidişat bizi yeni bir işgale götürmez mi? Andromeda İmparatorluğu’nun farklı yapısı ortada. Onlara yüzümüzü dönmek... riskli değil mi?”

Nergal (başını eğerek):

“Evet, Andromeda tehlikeli. Ama biz zaten tehlikenin içindeyiz. Dünya’mız hâlâ işgal altında. Güneş İmparatorluğu bir sömürge oldu. Biz burada diplomatik nezaketle oyalandıkça, orada kardeşlerimiz zincirleniyor.”

Elara Kalevar (sakin bir tonla):

“O hâlde önerin nedir, Nergal? Ne yapmalıyız?”

Nergal:

“Bağımsız Bilimsel Konfederasyon'u resmen tanımalıyız. AGK’yi tanımalı, Zaythor’u yalnız bırakmamalıyız.

Samanyolu’na da açık bir çağrıda bulunmalıyız:

Ya bizle birlikte evrensel adaleti kurarsınız… ya da kendi iç çöküşünüzü hızlandırırsınız.”

Bu sözler üzerine salonun tamamı birkaç saniye boyunca sessizliğe gömüldü. Spiral kürsülerdeki temsilciler birbirleriyle göz göze gelmeye başladı. Kimi endişeli, kimi ise ilk kez umutla...

Tam o sırada, salonun merkez holografik panosu titredi.

Yeni bir ileti girişi:

“Zaythor Varnex, AGK adına Antlia-2 Konseyi’ne özel bir çağrı yollamaktadır.”

Elara Kalevar başını kaldırdı, gözleri parladı. Nergal, ellerini arkasında birleştirerek hafifçe gülümsedi.

Holografik pano ışıldadı. Spiral kürsülerin ortasında bir yansıma yükseldi. Parlaklığı giderek netleşti.

Görüntü tam karşılarında artık: Zaythor Varnex, AGK adına konuşmak üzere belirmişti.

Yüzü her zamanki gibi metindi. Sol şakağının yanında yanan zarif bir AGK mühürü dalgalanıyor, siyah-mavi cübbesi Andromeda’nın sürgün izlerini taşıyordu.

Gözlerinde geçmişin yükü, dilinde ise son direnişin kararlılığı vardı.

Zaythor Varnex (doğrudan bakarak):

“Elara Kalevar. Nergal. Sumora Tynes.

Pala Royal’in kadim salonunda hâlâ bir yankının çınladığını bilmek… umut verici.

Bugün burada olamamak, yalnızca diplomatik bir tercihin sonucu değil.

Samanyolu Federasyonu, AGK’ye bağlı tüm temsilcilerin resmi galaktik bağlantılarını askıya aldı.

Ama biz susturulamayız.”

Zaythor hafifçe başını eğdi. Ardından sesi derinleşti:

Zaythor:

“Cebir-A...

Antrop-C sisteminin yalnız kalmış taşkıranıdır.

Orada tutulduğumuz yıllar boyunca evrenin başka hiçbir yerinde olmayan bir şeyi öğrendik:

Hafıza, yıldızlardan bile eski bir elementtir.

Bizler sürgündük, evet.

Ama sürgün edilen yalnızca biz değildik.

Bilgi sürgündeydi.

Zihin sürgündeydi.

İrade sürgündeydi.”

Konseydeki temsilciler birer birer ekranlarına yönelmişti. Zaythor’un sesi, içlerinden geçen ama söyleyemedikleri her şeyi yankı gibi taşıyordu.

Zaythor (devam):

“Samanyolu Federasyonu, Bernard sistemindeki müdahalemizi ‘yasadışı’ ilan etti.

Ancak biz biliyoruz ki Bernard-IV’te tetiklenen mekanizma, yalnızca bir savunma protokolü değildi.

O yapı, evrenin dengeyi korumak için bıraktığı bir mühürdü.

Ve insanlık, o mührü izinsiz kırdı.”

Salonda bir uğultu yükseldi. Sumora Tynes kısa bir iç çekişle holograma doğru eğildi.

Zaythor (gözlerini kısarak):

“Şimdi size bir teklif sunuyorum.

AGK olarak Antlia-2 ile Zihin Eşleme Protokolü üzerinden geçici ortaklık kurmaya hazırız.

Bu protokol kapsamında Cebir-A’daki zihinsel verilerin bir kısmı, yalnızca Antlia-2 Bilim Meclisi'ne açılacaktır.

Karşılığında... Samanyolu Federasyonu’nun taleplerini reddetmenizi ve Zaythor’un yalnız olmadığını göstermenizi istiyoruz.”

Zaythor, son cümleyi söylerken sesi titremedi. Ama salondaki havanın titreştiği hissediliyordu.

Zaythor (bakışlarını Nergal’e çevirerek):

“Nergal... Biliyorum. Biz bir zamanlar uzay için tehdit sayıldık.

Ama bugün uzayın kendisi tehdit altında.

Eğer insanlar, kendi hafızalarını başkalarına emanet etmeye devam ederse... bir gün yıldızlar bile hatırlamayacak onları.”

Görüntü titredi. Zaythor başını eğdi:

“Karar sizin, ama gelecek bizim olacak.

AGK oturumu sona eriyor. Direniş sürüyor. Hafıza korunuyor.”

Hologram kapandı.

🌀 Konsey Sessizliği ve İlk Tepkiler

Elara Kalevar yerinden kalkmadı. Başını hafifçe yana çevirdi. Kimse konuşmuyordu.

Sumora Tynes ilk hamleyi yaptı:

Sumora:

“Bu... bir savaş çağrısı değil. Bu, bir uyanış çağrısıydı.”

Ra’d Ferah gözlüğünü çıkardı, cübbesinin iç cebine koydu. Derin bir nefes aldı:

Ra’d Ferah:

“Zihin Eşleme Protokolü teknik olarak uygulanabilir. Ama Federasyon bunu öğrendiği an, yalnızca diplomatik değil... kinetik sonuçlar doğar.”

Myn Malta öne eğildi:

Myn Malta:

“Zaythor’un dediği doğruysa… Bernard mühürlenmiş bir yerdi. Ve biz onu kırdık.”

Elara Kalevar, yavaşça ayağa kalktı. O ana kadar söylemediklerini nihayet dile getirdi:

Elara Kalevar:

“Bir karar vermeliyiz.

Samanyolu Federasyonu’nun gölgesinde sürünerek ilerlemek mi...

Yoksa kendi gölgemizi uzaya düşürmek mi?”

Sözleri bitince tüm salon yeniden karanlığa büründü.

Konsey oylaması, 13. saat için gizli oturumla ilan edilecektir.

Zihin Eşleme Protokolü'nün uygulanıp uygulanmayacağı, Antlia-2'nin kaderini belirleyecektir.

 13. Saat (Gizli Oturum)

Konseyin spiral kürsüleri bu kez karanlık antimadde filmle çevrilmişti. Dış dünyayla tüm iletişim kesilmişti.

Yalnızca 9 üyenin katıldığı bu Kapalı Format, yalnızca “Varoluş Tehdidi” seviyesindeki konularda devreye alınırdı.

Elara Kalevar (konuşmaya başlar):

“Dostlarım, Zaythor’un çağrısı açık bir istek değil, üstü örtülü bir ricaydı.

Ve biz ona doğrudan yardım edemeyiz. Ama yol gösterebiliriz.”

Salondaki ışık yarıya kadar indi. Nergal holografik bir küre açtı:

Küre, Samanyolu'nun sınırlarını gösteriyor, dış halkadaki soluk bir ışık parlıyordu: Xantrix Sistemi.

Nergal:

“Federasyon protokollerine göre Xantrix, Samanyolu’nun dışındaki boşluk dilimi olarak sınıflandırılmıştır.

Ama biz biliyoruz ki... orası boş değil.

Orası, yaşanabilir.

Ve orası... şimdilik yok hükmünde.”

Ra’d Ferah (teknik raporu sunar):

“Xantrix’in alt sektörlerinde bulunan 3 ötegezegenin, Cebir-A’daki sürgünlerin genetik uyumuna göre terraform edilmesi mümkün.

Bu sistemde herhangi bir galaktik protokol geçerli değil.

Andromeda da burayı talep etmiyor. Samanyolu da buraya erişemiyor.”

Myn Malta (şüpheyle):

“Peki, biz bu yerleri sürgünlere önerirsek… Federasyon bunu görmez mi?”

Elara Kalevar (kararlılıkla):

“Hayır. Çünkü biz resmen hiçbir şey önermiyoruz.

Ama... Xantrix’teki toprak analizleri yanlışlıkla AGK arşivine sızdırılırsa…

Cebir-A’dan kaçmak zorunda kalan bazı teknologlar bir şekilde o koordinatlara erişirse…

Ve Antlia-2’den bağımsız çalışan bazı lojistik tekneler bir anda oraya yönlenirse...

Kim ne diyebilir ki?”

Nergal (gülümseyerek):

“Biz yalnızca... kayıp bilgi haritalarını güncelliyoruz.”

Birkaç temsilci hafifçe başını salladı. Elara yeniden söze girdi:

Elara Kalevar:

“Samanyolu Federasyonu'nun gözünde Antlia-2 hâlâ sadık bir bağlı galaksi.

Bu görüntüyü bozmayacağız.

Ama sahnede rol almayı reddetmek, perde arkasından yön vermeyeceğimiz anlamına gelmez.”

Kısa bir duraksamanın ardından Ra’d Ferah protokol önerisini oylamaya sundu:

🧭 13. Saat Kararı / Gizli Kod Adı: “Sürgün Takımyıldızı”

Antlia-2, AGK’ye resmî değil, yapısal-taktik destek sağlayacaktır.

Xantrix Sistemi, insanlık kökenli sürgünler için göç ve yeniden yapılanma hedef bölgesi olarak haritalanacaktır.

Cebir-A’daki verilerin küçük bir bölümü, “dijital kaçak” olarak AGK’ye geçecektir.

Antlia-2, resmi söylemlerinde “galaktik düzen ve federatif bağlılığa” sadakat gösterecek; aynı zamanda Andromeda’yla doğrudan temas kurmayacaktır.

Konsey kararı gizli tutulacak, yalnızca “Konsey Gölgeleri” olarak bilinen özel temsilcilerle icra edilecektir.

Oylama yapıldı.

9 üyenin 8’i “Evet”, 1’i çekimser. Karar onaylandı.

Salondan ayrılırken Elara Kalevar, Nergal’e yaklaştı:

Elara:

“Cebir-A'dan doğanlar için yeni bir yıldız doğuyor.

Adını sen koymalısın.”

Nergal (yavaşça fısıldar):

“Parna.

Unutulanların yeni sabahı.”

🧠 Xantrix – Zaythor’un Karargâhı, Ters Çekim Bahçesi

Yer: Xantrix Sistemi – Zaythor’un özel düşünce alanı, Ters Çekim Bahçesi adı verilen psişik meditasyon bölgesi.

Yerde değil, tavanda yürünen. Çiçekleri yukarıdan aşağıya sarkan. düşünce frekansına göre renk değiştiren Kristaller bulunmaktaydı

Zaythor mektubu okudu. Ayakta değil, rabıta pozisyonundaydı. Onun zihninde ses yükselmez; yoğunlaşırdı.

Yanına gelen yardımcısı Neerin-Fa, hal dili ile konuşurdu.

Neerin-Fa:

“Federasyon, seni reddetti. Senin halkını yok saydı.”

Zaythor gözlerini açtı. Altında mor renk parlayan bir kristal yavaşça beyaza dönüyordu.

Zaythor:

“Beni değil… belleği reddettiler.

Bizi değil… hatırlanmayı.”

Ayağa kalkıp Kendisini bekleyen Holosalon’daki temsilciler arasında yürümeye başladı.

Zaythor:

“Bundan sonra, Cebir-A sadece bir tutsak bölgesi değil.

Cebir-A bir semboldür.

Kimliğini susturmak isteyenlere karşı hafızanın ilk yükselişi.”

Elini kaldırarak;. Sözleri tüm Xantrix’e yayılan bir psi-dalga olarak iletildi:

“Antlia-2 yalnız değildir. Biz yalnız değiliz.

Federasyon yeni bir uzlaşılmaz güç olamaz. Biz bir uyanışız.”


🧬 Cebir-A Yeraltı Kompleksi – Hafıza Taşıyıcıları Acil Toplantısı

Yer: Amarant Derinlikleri – 12. Alt Katman, Hafıza Meclisi Odası.

Yerçekimi bozuktu. Zemin ve tavan aynıydı. Herkes kendi algısına göre, hafızalarını yeniden kazanmış bir şekilde oturuyordu.

Noosfer katmanı üzerinden yeni bir yol açarak İki gün önce Zaythor, hafızalarını geri yükleyen rezonanslı sinyaller göndererek tüm tutsakları bilinçlendirmişti.

Solon-Dra, merkezde sessizdi.

Konsey üyeleri gergin. Bazıları psişik ağrı nedeniyle gözlerine masaj yapıyordu.

Konuşma, Rina-Vel adlı genç bir taşıyıcıdan geldi:

Ropa Vel:

“Federasyon ve imparatorluk bizim varlığımızı bir dosya gibi siliyor.

Ama biz artık dosya değiliz. Biziz.”

Solon-Dra başını salladı. Elini uzattı. Ortamda holografik bir zihin ışığı belirdi:

Bu, Zaythor’un konuşmasıdır. Tüm kelimeleri, duygu dalgalarıyla birlikte aktı.

Zaythor’un Mesajı:

“Sizi susturmak isteyenler, önce kendilerini duymaktan korkarlar.

Cebir-A, artık bir yıkım değil; bir kıvılcımdır.

Hafıza yandığında, yalnızca aydınlatmaz... Isıtır da.”

Tüm meclis ayağa kalktı.

Andromeda ritüeli başladı “Biz yeniden doğduk.”

Görseller






0 Yanıt "Galaksi Federasyonu - Bölüm: 112 RORY"

Yorum Gönder

Lütfen Etik Kurallara ve Kamu haklarını göz önünde bulundurarak yorum yapınız...

Iklan Atas Artikel

Iklan Tengah Artikel 1

Iklan Tengah Artikel 2

Iklan Bawah Artikel