-->
Galaksi Federasyonu - Bölüm: 78 Nergal

Galaksi Federasyonu - Bölüm: 78 Nergal

“Hoş geldiniz” diyerek gemiye davet etti Kartal gizli uzay kuvvetleri kaptanı Orbit.

Alina ve diğer Ceres sakinleri şaşkınlıkla onun uzayın derinliklerinde kayboluşunu izlediler.

Nergal yüzyıllardır uyku halindeydi, formunu koruyarak yüzyıllarca yaşayabilmeyi başarmıştı. Federasyonun güneş sistemini işgali sırasında Mars’ın düşüşünü göz yaşlarıyla izlemişti, insanların feryatlarını, canlıların yok edilişini, gökyüzünün maviden kan kırmızısına döndüğü anlara tanık olmuştu. Ancak üstün bir vakarla, soğukkanlı bir şekilde Üst Omega Lokilor’un uyarılarını dikkate alarak kendini uyutmuştu.

Elindeki kaseyi uzatarak “Uzun yıllardır dinleniyordunuz efendim, hargontir sarhoşluğu yaşamamanız adına arındırılmış sudan içmelisiniz. Böylelikle damarlarınızda dolaşan laktik asit dengesi normalleşecektir.” Dedi orbit.

Nergal, Orbit'in uzattığı kaseyi eline aldı. Kasenin içindeki su, soluk mavi bir ışıkla parlıyordu, adeta yıldızların enerjisini taşıyor gibiydi. Gözlerini kısarak suya baktı, yüzyılların ağırlığını taşıyan bakışlarıyla. "Bu su... nereden geldi?" diye sordu, sesi derin ve biraz boğuk, uzun süredir konuşmamanın verdiği bir pürüzle.

Orbit, hafifçe gülümseyerek yanıt verdi: "OORT bulutu kuyruklu yıldızlarının buzullarından elde edildi, efendim. Oradaki buzullar, binlerce yıldır saf enerjiyi barındırıyor. Sizin gibi bir varlığın bedenini yeniden dengelemek için en uygun madde."

Nergal, kaseyi dudaklarına götürdü ve yavaşça bir yudum aldı. Su, damaklarında hafif bir serinlik bırakırken, bedeninde garip bir titreşim hissetti. Sanki her bir hücresi yeniden canlanıyor, yüzyılların uykusundan uyanıyordu. Gözlerini kapattı ve derin bir nefes aldı. "Bu his... çok uzun zamandır böyle bir şey yaşamadım," diye mırıldandı.

Orbit, Nergal'in yanına oturdu. Geminin penceresinden dışarıya baktı. Uzayın derinlikleri, sonsuz bir karanlıkla çevriliydi, ancak uzak yıldızların parıltısı bu karanlığı bir nebze olsun aydınlatıyordu. "Efendim, siz uyurken çok şey değişti. Federasyon, güneş sistemi tamamen düştü, İnsanlar köleleştirildi, sistemimiz onların güdümündeki tek bir imparatorluk üzerinden yönetiliyor, kaynaklarımız sömürülürken özgür iradeler ayaklar altına alınıyor…”

Nergal, gözlerini açtı ve Orbit'e baktı. Gözlerinde, geçmişin acılarını taşıyan bir ifade vardı. "Mars'ın düşüşünü gördüm, Orbit. Gökyüzü kıpkırmızı olmuştu, insanların çığlıkları hâlâ kulaklarımda. O gün, kendimi uyutmayı seçtim çünkü daha fazlasına dayanamayacağımı biliyordum. Ama şimdi... belki de kaçmak yerine savaşmanın zamanı gelmiştir."

“Daha var efendim, Dünyanın kurtuluşundan önce daha mühim bir bölgeyi kurtarmamız gerekiyor, Pala Royal toprakları, orası federasyonun zulmünden kaçarak bir gurup insanın sığındığı Antlia – 2 galaksisi, tamamen insanlarla dolu, iki trilyonluk nüfusu var, hepsi insan, yardımlarınızı bekliyorlar, eğer Antlia – 2 kurtulursa dünyamızın kurtuluşuna kapı aralayacaktır.”

Nergal, Orbit'in sözlerini dikkatle dinledi. Gözlerinde bir kararlılık belirdi, yüzyılların verdiği yorgunluğun yerini yavaş yavaş bir direniş ateşi almaya başladı. "Antlia - 2... İnsanlığın son sığınağı," diye mırıldandı, sesi derin ve düşünceli. "Federasyon'un pençeleri oraya da uzanmış demek. Peki, bu insanlar nasıl direniyor? Nasıl ayakta kalmayı başardılar?"

Orbit, başını hafifçe eğdi. "Antlia - 2, uzak konumu ve gizli geçitleri sayesinde Federasyon'un gözünden uzak kalmayı başardı. Ancak son zamanlarda Federasyon'un keşif gemileri bölgeye sızmaya başladı. Eğer onlara zamanında ulaşamazsak, orası da Mars'ın kaderini paylaşacak."

Nergal, yumruklarını sıktı. Elleri, yüzyılların uykusundan sonra bile hâlâ güçlü ve kararlıydı. "O zaman vakit kaybetmemeliyiz. Antlia - 2'ye giden en hızlı rota nedir? Federasyon'un engellerini nasıl aşacağız?"

Orbit, elindeki holografik haritayı açtı. Harita, galaksiler arası bir ağ gibiydi, sayısız yıldız sistemi ve geçitlerle dolu. "Burada," dedi, parmağıyla haritanın bir bölgesine dokunarak. "Kuiper Geçidi. Federasyon'un kontrol noktalarından uzak, ancak tehlikeli bir rota. Eğer bu geçidi kullanırsak, Antlia - 2'ye diğer rotalardan çok daha hızlı ulaşabiliriz. Ancak geçitteki kara delikler ve manyetik fırtınalar büyük bir risk oluşturuyor."

Nergal, haritaya uzun uzun baktı. Gözlerinde bir strateji belirdi. "Riskleri göze almalıyız. Eğer Antlia - 2 düşerse, insanlığın son umudu da yok olur. Bu geçidi kullanacağız. Ancak önce gemimizi ve ekibimizi hazırlamalıyız. Federasyon'un bizi takip etmesi ihtimaline karşı her türlü önlemi almalıyız."

Alina, bir adım öne çıktı. "Ben de sizinle gelmek istiyorum. Ceres'te kalmaktansa, bu mücadelede yer almayı tercih ederim. Antlia - 2'deki insanlar için savaşmak istiyorum."

Nergal, Alina'ya baktı. Gözlerinde bir sıcaklık ve gurur vardı. "Cesaretin takdire şayan, genç kadın. Ama unutma, bu yolculuk ölümle burun buruna olacak. Kararın senin."

Alina, kararlı bir ifadeyle başını salladı. "Ben hazırım. Ne olursa olsun, insanlık için savaşacağım."

Orbit, Nergal'e döndü. "O zaman hazırlıklara başlamalıyız. Geminin enerji çekirdeğini güçlendirmeli ve kalkanları maksimum seviyeye çıkarmalıyız. Ayrıca, Kuiper Geçidi'ndeki manyetik fırtınalara karşı bir navigasyon planı oluşturmalıyız."

Nergal, başını onaylar şekilde salladı. "Harekete geçelim. Zaman, insanlığın en büyük düşmanı. Her saniye önemli."

Geminin içinde bir hareketlilik başladı. Mürettebat, hızla görevlerine dağıldı. Nergal, pencereden dışarıya baktı. Uzayın derinlikleri, sonsuz bir karanlıkla çevriliydi, Orbit, Nergal'in yanına geldi. "Efendim, her şey hazır. Kuiper Geçidi'ne doğru yola çıkıyoruz."



0 Yanıt "Galaksi Federasyonu - Bölüm: 78 Nergal"

Yorum Gönder

Lütfen Etik Kurallara ve Kamu haklarını göz önünde bulundurarak yorum yapınız...

Iklan Atas Artikel

Iklan Tengah Artikel 1

Iklan Tengah Artikel 2

Iklan Bawah Artikel