-->
Galaksi Federsyonu - Bölüm: 107 Kayıp Sonda

Galaksi Federsyonu - Bölüm: 107 Kayıp Sonda

🎙️ “Tohumlar Düşerken, Zamanı Hatırlar…”

Galaksinin en ilginç canlılarından biriydi Hafıza Tohumları. Onlar; birer mekanik parça değil, yaşayan organizmalardı. Bilgiyle soluyan, geçmişi özümseyen ve zamanı tıpkı bir ağaç gibi katman katman bilgi depolayan canlı kütlelerdi.

Her tohum; doğduğu anda geçmiş yüz bin yılın özetini içinde taşıyor, ömrü boyunca ise gezegenin yeni yankılarını içine kaydediyordu. Hafıza tohumlarına bu özelliği veren süreç neydi? Onlar neden sıradan diğer bitkiler gibi yaşam sürmek varken buna ihtiyaç duyuyorlardı diğer canlılar rekabet, üreme ve enerji döngüleri üzerine gelişim gösterirken, Hafıza Tohumları bilgiyi taşıma yönünde neden bu kadar ileri gelişmişlerdi?

Aetherius-A sisteminden hareket eden bir araştırma gemisi, Nocturn-Σ, Sunacun yüzeyinde galaksinin en ilginç organik maddelerinden biri olan hafıza tohumlarını incelemek üzere harekete geçmişti, amaçları bu tohumun biyolojisini, DNA yapılarını ve davranışlarını araştırmaktı

Kaptan Practus, komuta koltuğuna gömülmüş halde önündeki holo-ekrana odaklanmıştı. Alnının ortasındaki gümüş bağlantı noktası aracılığıyla doğrudan sinirsel bağlantı kurduğu veri akışı, tohumların haritalandırılmasını anbean izletiyordu. Gözleri kararlıydı. Fakat içini kaplayan bir huzursuzluk vardı; nedeni açıklanamaz şekilde sezgiseldi.

Başrahip Zarmush ve diğer Difda’siyan rahipleri, nilüferlerle dolu sular üzerinde eski ilahilerini söylerken, delta çevresindeki manyetik alan yoğunluğunda ölçülebilir bir dalgalanma tespit edilmişti.

Teknik Not – Δ-Δ7 Protokolü / Sensör Kayıtları

Saat 19:42, delta üzerindeki enerji dağılımında 0.27 tesla artış gözlendi.

Organik elektromanyetik titreşimler, nöro-psişik alana benzer bir örüntü izliyor.

Kaynak: Sunacun yüzey yerleşimi – "Yaşayan Delta" olarak sınıflandırılmış bölge.

Practus, kısa süreliğine gözlerini kapadı. Tüm parametreler ayinle eşzamanlı artış gösteriyordu. Yine de emir açıktı: “Sondaları başlat.”

İlk Temas – S1 Sondası

S1 isimli ilk sonda, atmosferin dış katmanından geçip kızıl bulutları delerek süzülmeye başladı. Altındaki stabilizatörler devreye girdiğinde, sondanın hemen altında yoğun sis perdesi belirdi. Bu, sıradan bir nem yoğunluğu değildi. Sanki kendini savunan bir bilinçli gaz tabakasıydı.

– “S1, irtifa sabitleniyor... enerji dalgaları stabil... inişe 400 metre…” dedi mühendis Cael, telsizden.

Tam o anda delta bölgesinde kızıl bir ışık patladı. Ayin alanında, sunağın çevresindeki nilüferler yukarı doğru kıvrıldı ve suda spiral desenler oluştu. Su yüzeyi kabardı. Hafıza Tohumları aniden kabuklarını çatlatmaya başladı.

Bir sonraki an, gemideki tüm holo-ekranlar karardı.

– “S1 bağlantısı koptu!”

Sonda ekranları parazit içinde kayboldu. Ardından boşluk. Kaptan Practus sessizce ayağa kalktı. Sadece bir kelime söyledi:

– “Devam.”

Ardından S2, S3 ve S4... hepsi sırayla aynı bölgede sessizliğe gömüldü. Sanki sulak deltada görünmeyen bir yutucu alan vardı. Sondalar, yüzeye değmeden önce bir çırpıda silinip gidiyordu. Ne sinyal geri dönüşü ne enkaz izi… Sadece kaybolma. Her biri son gönderdiği veride yoğun termal bozulma ve elektromanyetik sapma bildiriyordu.

Görev Raporu – Nocturn-Σ, Kayıp Sonda Analizi (Özet):

S1-S4 arasında elektromanyetik senkronizasyon bozulması

Delta atmosferinde bilinmeyen bir madde tespiti: bio-plazmatik buhar

Hafıza Tohumları çevresinde kısa süreli gama salınımı

Son gönderilen veri: “....██....” (veri bozulmuş)

Practus’un yüzü gerginleşti. Komuta odasında hiçbir kelime edilmedi. Görev, basit bir analizden çok daha öteye geçmişti artık. Bu, Sunacun'un canlı yapısının bir savunma tepkisiydi.

Gemide Anormallikler

İkinci bir sorun daha doğdu. Nocturn-Σ, Sunacun’un yörüngesinde sabit durması gerekirken, ani bir yön kayması yaşadı. Gemideki merkez atalet dengeleyiciler anlık devre dışı kaldı. Yörünge simülasyonunda bir sapma izlendi. Geminin alt bölümünden gelen sarsıntılar, enerji iletim odalarında kaçak yarattı.

Mühendis Seliane hemen bildirdi:

– “Geminin alt elektromanyetik kalkanı, yüzeydeki organik alanla rezonansa giriyor. Geminin manyetik izi, delta tarafından yankılanıyor... Bu imkânsız!”

Practus, gözünü holo-ekrandan ayırmadan, Delta haritasını büyüttü. Tohumlar artık daha fazla parlıyordu. Gözle görülür şekilde çoğu birer koza gibi genişlemiş, hatta bazıları yerinden kopup su yüzeyinde sürüklenmeye başlamıştı. Sanki yüzeye inen her sonda, tohumları daha da bilinçli bir hâle getiriyor, onları tetikliyor, uyarıyordu.

Geminin alt kısmında aniden alarm çaldı.

ALARM: ALÇAK MANYETİK KUVVET SALINIMI – KAYNAK: SUNACUN – ORGANİK TEPKİ.

Kaptan’ın Kararı

Practus son olarak tüm verileri gözden geçirdi. Deltadaki enerji artışı, sondaların tepkisizliği, geminin dengesindeki bozulma…

– “Aetherius’a acil protokol raporu hazırlayın. Görev askıya alındı. Tohumlar, yalnızca bilgi depolamıyor… Tepki veriyorlar.”

Ardından bir an sessizlik oldu. Gözlerini kapattı. Kendi kendine mırıldandı:

– “Zamanı hatırlayan bir canlı... zamanı savunuyor olabilir.”

Nocturn-Σ geri çekildiğinde, sondaların kaybolduğu noktalarda hafifçe parlayan suların yüzeyinde tohumlar yeniden açılmaya başlamıştı. Sanki her sonda bir sayfa açmış ve Delta şimdi onu sindirmeye koyulmuştu.

0 Yanıt "Galaksi Federsyonu - Bölüm: 107 Kayıp Sonda"

Yorum Gönder

Lütfen Etik Kurallara ve Kamu haklarını göz önünde bulundurarak yorum yapınız...

Iklan Atas Artikel

Iklan Tengah Artikel 1

Iklan Tengah Artikel 2

Iklan Bawah Artikel