Galaksi Federasyonu - Bölüm: 90 KADİM KÜP
2025’li yıllar… Meryem küpte yer alan Neglon ile uzun yıllar boyunca tecrübe kazanarak uzay zamanda çeşitli yolculuklar yapmış, ömrünün sonuna doğru ise eski köyüne dönerek burada ölmüştü, Neglon ise sistemi tamamen kapatarak uzun yıllar uyku modunda beklemişti. Federasyonun Dünyayı işgali sırasında yeniden aktive olarak kendisine verilen komutları eksiksiz yerine getirmeye başladı. Kaptan Mert ve Efiriler gelecekten gelmişlerdi, onlar federasyonun dünyayı yani kendi gezegenlerini işgal edeceklerini biliyorlardı, bu yüzden gelecekte onları kurtarabilecek olası şeylerin hesaplamasını yapmış ve birçok olası kurtuluş senaryolarını ve stratejilerini sistemlerine entegre etmişlerdi. Günümüz… Antlia-2 hayalet galaksi İşgalden sonra Rory, yıllar önce, küp ve içerisinde yer alan bilgileri muhafaza etmek ve insanlara yeni özgür dünyalar keşfetmek için Lokilor ile birlikte 420 bin ışık yılı öteye Vesta asteroidini bir uzay gemisine dönüştürerek içerisinde milyonlarca insan, çeşitli canlı türleri ve yapay embriyoları barındırarak galaksinin en güvenli bölgesine yerleşmişti. Obania, Palus, Nova Prime ve son olarak adını taşıyan Rory gezegenlerine binlerce koloniyi sırayla yerleştirmişti. Tüm bu saydığımız gezegenlerde insan yaşamına uygun yerleşim yerleri inşa edildikten sonra Güneş sistemi ve Dışındaki insanlar, baskı ve zulümden kurtulmak için 420 bin ışık yılı mesafeyi yüz yıl boyunca aşmak zorunda kalmışlardı. Yerleşim için Gezegenleri yaşanabilir dünyalar haline dönüştürme aşaması oldukça meşakkatli ve zorlu bir süreçti. Rory ve ekibi içerisinde en çok dünya benzeri gezegen barındıran Torku yıldız sisteminde yoğun kolonizasyon çalışmaları başlatmışlardı. Rory-Prime, ilk bakışta yaşanabilir gibi görünse de gezegenin atmosferi insan sağlığı için ciddi tehlikeler barındırıyordu. Özellikle atmosferdeki yüksek cıva oranı, gezegende uzun süre yaşanmasını imkânsız kılıyordu. Dünya standartlarına göre havadaki cıva miktarı 1.0 mikrogram/metreküp seviyesini aştığında sağlık için tehlikeli kabul edilir. Ancak Rory-Prime’de bu oran, başlangıçta bu seviyenin bin katı üzerindeydi. Gezegenin jeolojik yapısından kaynaklanan bu anormal cıva birikimi, insanların gezegende kalıcı yerleşim kurmasını imkânsız hale getiriyordu. Rory, bu sorunu çözmek için iki aşamalı bir plan geliştirdi: Rory, gezegenin atmosferinden cıva çekebilecek nano-bot teknolojileri geliştirdi. Bu nano-botlar, cıvayı parçalayarak daha az zararlı bileşiklere dönüştürebiliyor ve ardından bu bileşikleri gezegenin manyetik alanı yardımıyla uzaya yönlendirebiliyordu. Ancak bu teknoloji henüz prototip aşamasındaydı ve test edilmesi gerekiyordu. Rory, bizzat bu testlere katıldı, çünkü bu görevin tehlikelerini ancak kendisi üstlenebilirdi. insanların cıva zehirlenmesine karşı dayanıklılığını artırmak için genetik mühendislik çalışmalarına da başladı. DNA dizilimlerini değiştirerek cıva bağlayıcı proteinlerin üretimini artıracak genetik modifikasyonlar üzerinde çalışıyordu. Ancak bu tür müdahaleler henüz deneysel aşamadaydı ve sonuçları öngörülemezdi. Zamanla atmosferdeki cıva oranı düşmeye başladı. Ancak bu başarı, Rory’nin bedenine zarar veriyordu. Cıva, sinir sistemini ve böbrekleri etkileyen güçlü bir nörotoksin olarak vücudunda birikmeye başlamıştı. Baş dönmesi, titreme ve kas zayıflığı gibi ilk belirtileri uzun süre görmezden geldi. Fakat süreç ilerledikçe, cıva birikimi kritik seviyeye ulaştı. Dünya standartlarında kan dolaşımında 50 mikrogram/litre üzerinde cıva bulunması tehlikeli kabul edilirken, Rory’nin vücudunda bu seviye 400 mikrogram/litre'ye çıkmıştı. Artık bu noktada geri dönüş neredeyse imkânsızdı. Son günlerinde Rory, araştırma laboratuvarında çalışırken sık sık bayılmalar ve bilinç kayıpları yaşamaya başladı. Ancak yine de çalışmalarını bırakmadı. “Bu gezegen için her şeyi feda ettim, kendi hayatımı bile,” dediği duyulmuştu son günlerinde. Rory’nin ölümünden kısa bir süre önce, gezegenin atmosferindeki cıva seviyesi insanlar için kabul edilebilir düzeye indirilmişti. Ancak Rory’nin vefatı, gezegenin dünyalaştırılmasının bedelinin ne kadar ağır olduğunu gösterdi. Onun fedakârlığı sayesinde, Rory-Prime insanlık için yeni bir yuva haline geldi, ama Rory asla o yeni dünyada yaşama şansını elde edemedi. Onun anısına, gezegende inşa edilen ilk şehir Rorya olarak adlandırıldı ve her yıl onun ölüm yıldönümünde, Cıva Günü adı verilen bir törenle Rory’nin fedakârlığı anıldı. Lokilor üst Omega ultra zeki insan formu, Rory’den sonra mirası ele alarak Küp’ün içerisindeki verileri tamamen sistemine kopyalayarak imha etti. Ardından Likya bölgesine dönerek Rahiplerin ayinlerine katılıp Tarihteki ilk insan Salin olma mertebesine erişti, zamanla yüksek zekasıyla ve manevi gücüyle yedi Ulu salinler arasına katıldı. Federasyonun bileği bükülemez kuvveti karşısında tüm insanlığın ve diğer halkların bir gün tekrardan özgürleşmesini tetikleyecek en uygun ortamın oluşmasına dek Bayülgen’in emri altında uzay – zaman sınırındaki nihil kuşağında yarı uyanık Velkor transına bağlandı. Anomali ortaya çıktığında uzay- zaman düzleminde kopukluklar yaşandığında Velkor anından bilinçli bir uyanışa geçti, Büyük Sagittirius-a felaketi ve sonrasında yaşanan olayların ardından Antlia-2 galaksisinin kurtuluşu için harekete geçti. Bu sırada Nergal’i uyandırdı, Stellazzz’ın içinden çıkamadığı Salin transı ayinine destek verdi. Falla aklın Kapakkentte daha kontrollü kullanılmasına imkan tanıdı, bağımsızlığın ardından ise Xantrix’te geliştirilen NatronX projesine Stellazzz vesilesiyle destek verdi.

0 Yanıt "Galaksi Federasyonu - Bölüm: 90 KADİM KÜP"
Yorum Gönder
Lütfen Etik Kurallara ve Kamu haklarını göz önünde bulundurarak yorum yapınız...