Galaksi Federasyonu - Bölüm: 76 Güneşin Çocukları
Nova Prime’deki isyan, yalnızca Federasyon’un otoritesini değil, Dünya İmparatorluğu’nu da tehdit etmeye başlamıştı. İmparatorluk, uzun zamandır Federasyon ile yaptığı anlaşmalar sayesinde güçlü bir ticaret merkezi ve askeri üs olarak varlığını sürdürüyordu. Ancak Nova Prime’in alevler içinde yükselen çığlıkları, Dünya’nın metropollerinde de yankı bulmuştu.
İlk başta küçük çaplı protestolarla başlayan ayaklanma, kısa
sürede büyük şehirlerdeki sanayi bölgelerine ve alt sınıfların yaşadığı kenar
mahallelere sıçradı. Gök Kubbe Şehri, Titanopolis ve Yeni İstanbul gibi devasa
mega-şehirlerde halk, hükümetin Federasyon’a olan bağımlılığını sorgulamaya
başladı. Ayrılıkçılara olan destek artıyordu.
“Bizi uzaktaki yıldızların savaşlarına sürüklüyorlar!”
“Federasyon bizim kaynaklarımızı sömürüyor, ama bizi köle
gibi yönetiyorlar!”
“İmparatorluk, Dünya halkının çıkarlarını değil,
Federasyon’un emirlerini uyguluyor!”
“Artık federasyon iyice zayıfladı, küçük bir kasabaya dahi
hakim olamıyor iken bizi nasıl koruyabilir.?”
Bu söylemler, yer altı örgütleri tarafından hızla körükleniyordu.
Ayrılıkçı Özgür Kolonistler Hareketi, uzun zamandır İmparatorluk’a karşı sessiz
bir direniş yürütüyordu, ancak Nova Prime’de başlayan isyan, onlara büyük bir
fırsat sunmuş gibiydi.
İmparator Darius IV, Dünya İmparatorluğu’nun en yüksek
konsey üyeleriyle birlikte Güneş Sarayı’nda acil bir toplantı düzenledi.
Salondaki holografik ekranlarda Nova Prime’deki çatışmaların görüntüleri
dönüyordu.
Konsey üyelerinden Lord Türkopol, sandalyesine yaslanarak
konuştu:
“Bu isyanın Dünya’ya sıçramasına izin veremeyiz. Halk,
Federasyon’a olan bağımlılığımızı sorgulamaya başladı. Nova prime çok uzakta ve
onlar zaten federasyon tarafından son derece önemsizdi”
Yüksek Stratejist Katra kaşlarını çatarak cevapladı:
“Sorun sadece Federasyon’a olan bağımlılık değil. Dünya
halkı, artık eski çağların imparatorluk anlayışını benimsemiyor. Daha fazla
özerklik ve kendi kaderini tayin hakkı istiyorlar. Eğer bunu görmezden
gelirsek, bu isyanı bastırsak bile başka yerlerde yeniden alevlenecektir.”
İmparator Darius, holografik haritaya baktı. Nova Prime’deki
Özgür Kolonistler, Retral Kuvvetler ile çatışıyordu. Ancak görülüyordu ki mesele
sadece bir askeri müdahale meselesi değildi. İmparatorluğun kendisi de içten
içe çöküşe sürükleniyordu.
“Öyleyse soruyorum,” dedi Darius. “İmparatorluğu nasıl
kurtaracağız?”
Eski Sadıklar Konseyinden bir üye, Yüksek Stratejist Katra,
endişeyle söz aldı:
“Daha fazla bölünme, kaos getirir. İmparatorluk,
yüzyıllardır Federasyon’un desteğiyle varlığını sürdürdü. Şimdi ise, bu destek
azalmaya başladı. Biz, mevcut düzeni koruyarak istikrarı sağlamaya
çalışmalıyız.”
İmparator Darius, Yüksek Stratejist Katra’nın sözlerini
dinlerken yüzündeki ifade giderek karardı. Holografik haritada Nova Prime'deki
çatışmaların canlı görüntüleri yansıyordu. Alevler içindeki şehirler, kaçışan
insanlar ve Retral Kuvvetler'in sert müdahaleleri, imparatorluğun çöküşünün bir
habercisi gibiydi. Darius, derin bir nefes aldı ve konsey üyelerine döndü.
"İstikrarı korumak, evet," diye başladı Darius,
sesi soğuk ve kararlıydı. "Ancak mevcut düzen, artık halkın ihtiyaçlarını
karşılamıyor. Eğer bu isyanı sadece güçle bastırırsak, yaraları daha da
derinleştiririz. Belki de... değişim zamanı gelmiştir."
Lord Magnus, imparatorun sözlerine şaşırmış gibiydi.
Sandalyesinde dikleşti ve kaşlarını çatarak itiraz etti:
"Değişim mi? Majesteleri, bu tür bir yaklaşım bizi
zayıflatır. İmparatorluk, gücünü otoritesinden alır. Eğer halka taviz verirsek,
diğer koloniler de aynı taleplerle gelecektir. Bu, bir çığ etkisi
yaratır."
Katra, Magnus'un sözlerini kesercesine araya girdi:
"Lord Magnus, sizin önerdiğiniz yol, geçici bir çözüm
olur. Evet, isyanı bastırabiliriz, ama halkın öfkesini susturamayız. Dünya
halkı artık farklı bir gelecek istiyor. Eğer onlara kulak vermezsek, bu ateş
tüm imparatorluğu yakar."
Salonda bir sessizlik çöktü. Holografik ekranlarda, Nova
Prime'deki bir grup kolonistin, Retral Kuvvetler'e karşı barikat kurduğu
görüntüler dönüyordu. İmparator Darius, bu görüntülere uzun uzun baktı. Sonra
yavaşça ayağa kalktı ve konsey üyelerine döndü.
"Peki ya Federasyon?" diye sordu Darius, sesinde
bir endişe vardı. "Eğer halka daha fazla özerklik verirsek, Federasyon
bunu bir zayıflık işareti olarak görebilir. Onların desteği olmadan, ekonomimiz
ve ordumuz ayakta kalamaz."
Katra, imparatorun endişesini anlar gibi başını
salladı:
"Federasyon'un desteği elbette önemli, ancak onlar da
kendi iç sorunlarıyla boğuşuyor. Nova Prime'deki isyan, onların da zayıf
olduğunu gösteriyor. Belki de bu durumu, kendi lehimize çevirebiliriz.
Federasyon'a olan bağımlılığımızı azaltacak adımlar atabilir, kendi
kaynaklarımızı daha verimli kullanabiliriz."
Lord Magnus, bu fikre şüpheyle yaklaştı:
"Bu, riskli bir hamle olur. Federasyon, böyle bir adımı
ihanet olarak görebilir. Eğer bizi desteklemeyi bırakırlarsa, imparatorluk
tamamen çöker."
Darius, iki konsey üyesinin arasında kalmış gibiydi. Bir
yanda geleneksel otoriteyi koruma dürtüsü, diğer yanda halkın taleplerine kulak
verme gerekliliği. Sonunda, yüzündeki kararlı ifadeyle konuştu:
"İmparatorluk, yüzyıllardır ayakta kalmayı başardı
çünkü değişen koşullara uyum sağladı. Şimdi de aynısını yapmalıyız. Halkın
sesini duymalıyız, ancak bunu yaparken Federasyon'la olan bağlarımızı da
koparmamalıyız."
Katra, imparatorun sözlerini onaylar gibi başını
salladı:
"Belki de bir ara yol bulabiliriz. Halka daha fazla
özerklik verirken, Federasyon'la olan ilişkilerimizi de yeniden
yapılandırabiliriz. Bu hem içerideki huzursuzluğu yatıştırır, hem de dış
tehditlere karşı gücümüzü korur."
Lord Magnus, hâlâ ikna olmamış gibiydi, ancak itiraz etmedi.
İmparator Darius, son bir kez holografik haritaya baktı ve kararını verdi:
"Öyleyse, bir reform paketi hazırlayacağız. Halka daha
fazla söz hakkı vereceğiz, ancak bunu yaparken imparatorluğun birliğini de
koruyacağız. Federasyon'la olan ilişkilerimizi yeniden gözden geçirecek, kendi
kendine yetebilen bir yapı oluşturacağız."
Salonda bir hareketlilik oldu. Konsey üyeleri, imparatorun
kararını tartışmaya başladı. Bazıları bu adımı desteklerken, diğerleri
endişelerini dile getiriyordu. İmparator Darius, pencereden dışarı baktı. Güneş
Sarayı'nın altında, devasa mega-şehirler uzanıyordu. Bu şehirler, yüzyıllardır
imparatorluğun gücünün simgesiydi. Ancak şimdi, bu gücün sarsıldığını
hissediyordu.
"Bu karar, imparatorluğun kaderini belirleyecek,"
diye fısıldadı kendi kendine. "Umarım doğru olanı yapıyorumdur."
Katra, imparatorun yanına yaklaştı ve sessizce konuştu:
"Majesteleri, bu adım cesur bir hamle. Halk, değişimi
görecek ve size minnettar olacak. Ancak dikkatli olmalıyız. Federasyon, bu
reformları kendi çıkarlarına aykırı bulabilir."
Darius, Katra’ya baktı ve hafifçe gülümsedi:
"O zaman, Federasyon'la da bir oyun oynamalıyız.
Onlara, bu reformların aslında onların lehine olduğunu göstermeliyiz. Eğer
doğru hamleleri yaparsak hem halkın güvenini kazanır, hem de Federasyon'la olan
ilişkilerimizi koruruz."
Toplantı, imparatorun kararıyla sona erdi. Konsey üyeleri,
reform paketini hazırlamak için çalışmalara başladı. Ancak herkesin aklında
aynı soru vardı: Bu adım, imparatorluğu kurtaracak mı, yoksa çöküşünü
hızlandıracak mı?
İmparator Darius, Güneş Sarayı'nın balkonuna çıktı ve ufka
baktı. Güneş, devasa şehirlerin üzerinde batıyordu
Kafası o kadar karışıktı ki gece vakti tez gelmişti onun
için, İmparator Darius, toplantının ardından sarayın balkonunda tek başına
duruyordu. Gökyüzünde yıldızlar parlıyor, ancak onun zihni geleceğin karanlık
bulutlarıyla doluydu. Yanına yaklaşan Katra, sessizce yanında durdu ve ufka
baktı.
"Majesteleri," diye fısıldadı Katra, "Bu
karar, tarihe geçecek. Ya bir kahraman olarak anılacaksınız ya da
imparatorluğun sonunu getiren kişi olarak."
Darius, derin bir nefes aldı. "Biliyorum, Katra. Ama
artık başka seçeneğimiz yok. Halk, bize güvenmiyor. Federasyon ise gücünü
kaybediyor. Bu fırsatı değerlendirmezsek, her şeyi kaybederiz."
Katra, başını salladı. "Peki ya Lord Magnus ve
diğerleri? Onlar bu reformlara karşı çıkacak. Hatta belki de sizi tahttan
indirmeye çalışacaklar."
Darius, hafifçe gülümsedi. "Lord Magnus, geleneğin bir
temsilcisi. Ancak geleneğin bizi buraya getirdiğini unutmamalı. Eğer
değişmezsek, yok oluruz. Magnus ve onun gibi düşünenler, zamanla bunu
anlayacak. Hali hazırda federasyonun en önemli askeri kanatlarından biri imparatorluğumuzun
kontrolünde, Koçi tugaylarının komutanlığı bize bağlı, ayrıca federasyon
tarafından hibe edilmiş birçok askeri mühimmat hangarlarımızda.”
Katra, Darius'un sözlerini dinlerken gözlerini ufka dikti.
Gece rüzgârı hafifçe esiyor, sarayın balkonundaki ağır perdeleri
dalgalandırıyordu. Yıldızların altında, imparatorluğun geleceği hakkında
düşünürken, zihninde birçok soru beliriyordu.
"Majesteleri," diye tekrar söze başladı Katra,
sesinde bir endişe tonu vardı, "Koçi tugaylarının sadakati şüphesiz güçlü,
ancak Lord Magnus'un etkisi de küçümsenemez. Onun desteğini kaybetmek,
imparatorluk içinde büyük bir çatlak yaratabilir. Halkın gözünde sizin
otoriteniz sarsılabilir."
Darius, Katra’nın endişesini anlar gibi başını hafifçe eğdi.
"Magnus'un desteği önemli, evet. Ama unutma, Katra, halkın gözünde asıl
otorite, adaletin ve değişimin temsilcisi olmaktan gelir. Magnus, geleneğin
gölgesinde yaşamaya alışmış bir adam. Ancak dünya değişiyor. Federasyonun
zayıflığı, bize yeni bir yol açıyor. Bu yolu reddetmek, imparatorluğu geçmişe
hapsetmek olur."
Katra, Darius'un sözlerini sindirirken, bir an için sessiz
kaldı. Sonra, yavaşça konuştu: "Peki ya diğer lordlar? Magnus'un yanında
yer alırlarsa? Onların gücü de azımsanacak gibi değil. Özellikle Lord Varyan'ın
desteği, Magnus'un elini güçlendirebilir."
Darius, hafifçe gülümsedi, ancak bu gülümseme biraz
hüzünlüydü. "Varyan... Evet, o da geleneğin bir savunucusu. Ama Varyan'ın
zayıf bir noktası var: halkın sevgisi. Eğer halk, reformların onların lehine
olduğunu görürse, Varyan da Magnus da seslerini yükseltemez. Halkın desteği,
her zaman lordlarınkinden daha güçlüdür."
Katra, Darius'un bu stratejik düşüncesine hayran kalmış gibi
başını salladı. "Peki ya askeri güç? Koçi tugaylarına güvenebiliriz, evet,
ancak Magnus'un da kendi birlikleri var. Eğer bir iç savaş çıkarsa..."
Darius, Katra’nın sözünü kesti. "İç savaş, son çare
olmalı. Benim amacım, imparatorluğu bölmek değil, birleştirmek. Magnus ve
Varyan'ı ikna etmenin bir yolunu bulmalıyız. Eğer onlara, bu reformların
imparatorluğu daha da güçlendireceğini gösterebilirsem, belki direnişleri
kırılır."
Katra, Darius'un bu iyimserliğine şaşırmış gibiydi.
"Majesteleri, sizin bu inancınız gerçekten takdire şayan. Ancak Magnus'un
inatçılığını biliyorsunuz. Onu ikna etmek kolay olmayacak."
Darius, gözlerini yıldızlara dikti. "Belki de Magnus'u
ikna etmek için farklı bir yol denemeliyiz. Onun zayıf noktası, gururu. Eğer
ona, bu reformların onun şerefini artıracağını gösterebilirsem, belki fikrini
değiştirebiliriz."
Katra, bu fikri düşünürken, bir an için duraksadı. "Bu
riskli bir hamle olabilir. Eğer Magnus, bunu bir zayıflık işareti olarak
görürse..."
Darius, Katra’nın endişesini anlar gibi başını salladı.
"Risk almadan, zafer kazanılmaz, Katra. Benim için önemli olan,
imparatorluğun geleceği. Eğer bu yolda bazılarının gururunu incitmem
gerekiyorsa, bunu yapmaya hazırım."
Katra, Darius'un bu kararlılığı karşısında saygıyla eğildi.
"Majesteleri, sizin bu cesaretiniz, imparatorluğu kurtaracak. Ben, her
zaman olduğu gibi, size sadık kalacağım."
Darius, Katra’ya minnettar bir bakış attı. "Senin
desteğin, benim için her zaman değerli olmuştur, Katra. Birlikte, bu zorlu
süreci atlatacağız. Ve tarih, bizi ya kahraman olarak anacak ya da..."
Katra, Darius'un sözünü tamamladı: "...ya da
imparatorluğun sonunu getirenler olarak. Ama ben, kahraman olacağımıza
inanıyorum."
İkisi de sessizce ufka baktı. Gece, imparatorluğun kaderini
belirleyecek olan günlerin habercisi gibiydi.

0 Yanıt "Galaksi Federasyonu - Bölüm: 76 Güneşin Çocukları"
Yorum Gönder
Lütfen Etik Kurallara ve Kamu haklarını göz önünde bulundurarak yorum yapınız...