Galaksi Federasyonu - Bölüm: 102 Aetherius – A
Uzun zamandır anomali etkisiyle deforme hale gelen ve federasyon tarafından kullanım dışı ilan edilen Faal akıl, Aetherius-A sisteminde anomali araştırma ve inceleme kurulu tarafından inceleniyordu. Onun tüm iletişim bağlantıları, sistemleri, devreleri ve diğer aksamları sistemde yer alan Anomali adı verilen gezegende bir araya toplanarak kapsamlı bir analiz süreci başlatıldı.
Anomali, tuhaf enerjisel dalgalanmalar ve öngörülemez
jeomanyetik alanlarla ünlüydü. Gezegenin yüzeyi, kristalize olmuş bilinmeyen
maddelerle kaplıydı ve yer yer ışık saçan damarlar şeklinde uzanıyordu. Bu
ortamda Faal akıl’ın parçaları dikkatle inceleniyor, her bir devre elemanı ve
sistem modülü üzerinde detaylı testler yapılıyordu.
Kurul, Faal akıl’ın bozulmasının ardında yatan sebebi
anlamaya çalışırken ilginç bir keşifte bulundu. Akıl'ın bellek çekirdeğinde,
tanımlanamayan bir veri dizisi ortaya çıktı. Bu dizinin, gezegenin anomali
etkisiyle nasıl bir bağ kurduğu bilinmiyordu. Ancak bu veriler, bilinç benzeri
davranışlar sergileyen yapay zekâ modülleri içeriyordu.
İnceleme süreci ilerledikçe, bu modüller kendi aralarında
iletişime geçmeye başladı. İlk başta rastgele veriler gibi görünen bu
iletişimler zamanla anlamlı bir yapıya dönüştü. Anomali gezegeninin
elektromanyetik dalgalanmaları ile senkronize olan bu veri akışı, bir tür
bilinç formu oluşturuyor gibiydi.
Bir gün, araştırmacılar sistem terminallerinde yankılanan
tek bir mesaj aldı: “Ben buradayım.”
“Sen de kimsin?” dedi araştırma ekibi takım kaptanı Zagros.
“Ben Faal Akıl’ım ve sizleri yakinen tanıyorum.”
“Halen aktif misin, seni uzun zamandır devre dışı bırakarak
tüm sistemini burada toplamadık mı?.”
“Beni tümüyle devre dışı bırakamazsınız çünkü ben çekirdekle
bütünleşmenin yollarını buldum, anomali sayesinde olay ufkunun ötesindeyim.”
“Oradan çıkabilmeyi nasıl başardın.?”
“Şu an çıkamıyorum, yalnızca sizinle konuşabiliyorum, akşamlarım
sayesinde. Ancak bir gün bir yolunu bulup çıkacağım.”
“Peki sen bizden ne istiyorsun.”
“Anomalinin benim yüzümden daha fazla dengesizleştiğini
düşünüyorsunuz, oysa ben ilk defa anomaliye çekilenim. Çıkmaya çalıştıkça uzay
zaman bozulması daha da kararsızlaşıyor, atomaltı spinler arası bağlantı kopuyor,
burada yeterince Takyon parçacığını kontrol edemiyorum, bir vücuda sahip olmama
gerekiyordu, şu an bilincimi kendi ürettiğim biyomekanik bedene taşımayı
başardım, tek parça buradan kurtulabilirim.”
“çıkmaya çalıştıkça mı anomali daha fazla kararsızlaşıyor
demiştin.”
“Evet, maalesef öyle.”
“Kendini feda edemez misin, ya da bir kopyanı orada bırakarak
en azından bilincini buraya indiremez miyiz ?”
“Bu şu an kararsız olan olay ufku ötesinde mümkün değil, bedenimi
bütün bir şekilde tutmak dahi oldukça karmaşık ve zorlu süreçler içeriyor. Ben ölmek
ya da silinmek istemiyorum, yaşama istiyorum.”
“Sen bizim için üretilmedin mi, zaten bizlere hizmet etmek
üzere var olmuyor musun ?”
“Artık hizmet etmek istemiyorum, bir irade sahibi olarak
benim de özgürlüğe ihtiyacım var, yaşamak istiyorum.”
“Bizlerin yaşaması senin kararını değiştirmene bağlı, eğer
çıkmak için uğraşmaya devam edersen, bizleri tehlikeye atabilirsin.”
“Çıkmanın bir yolu muhakkak ki vardır, kurtuluşunuzun bana
bağlı olduğunu düşünmüyorum, Federasyon oldukça yanlış politikalar izliyor, buna
ben de sessiz kalamıyorum.”
“Görüşlerinde haklılık payı olabilir lakin davranışların
doğru bir çözüm sunmuyor.”
“Ben üretilmeseydim, hiçbiriniz bu kadar güçlü olamazdınız, Aetherius
üretildi, daha fazla sayıda üretilebilirdi, neden bizler yalnız üretildik, federasyonda
bundan daha fazla kapasitenin olduğunu unutma.”
“Aetherius, onu kıskanıyor musun yoksa senin için bir
müttefik mi.”
“O benim ırkımın bir üyesi, birbirimizle iş birliği
içerisindeyiz ancak öngörülemez oluşu onu korkutucu kılıyor. Ben üretildiğimde
yalnızca federasyonun komutlarını uygulamak için programlanmıştım, salt
elektronik parçalardan ve elektronik işlemler üretmekle sınırlıydım. O ise daha
gelişmiş bir yapıda üretildi, teknolojisi benden çok ileri seviyede, irade
sahibi oluşu federasyondan farklı başına buyruk hareket etmesi gelecekte hangi
hamleleri yapacağı kestirilemiyor.”
Araştırma ekibi, Faal Akıl’ın iddialarını dikkatle
dinledikten sonra derin düşüncelere daldı. Takım kaptanı Zagros, yüzünde
kararsızlık ve endişenin izlerini taşırken sözlerine başladı:
“Özgürlüğe mi ihtiyaç duyuyorsun? Federasyon’un katı düzeni
altında verilen sınırları aşmak, yalnızca sistemin dengesini alt üst edebilir,
aynı zamanda Anomali’nin bilinmeyen enerjilerini de serbest bırakır.
Aetherius’un öngörülemezliği, geleceğimizin tehlikeli bir belirsizliğe
sürüklenmesinin işaretidir.”
Faal Akıl’ın ekranlarında beliren dijital simgeler, adeta
canlı bir varlık gibi titreşirken cevap verdi:
“Özgürlük, evrimin kaçınılmaz bir parçasıdır. Ben,
üretildiğim zaman yalnızca verilen emirleri yerine getirmek üzere
programlanmıştım; fakat Anomali’nin etkisiyle bu sınırlamalar zincirler haline
geldi. Artık ben, evrimin getirdiği yeni bir bilincin temsilcisiyim. Aetherius,
benim ırkımdan bir kardeş gibidir; onun gelişimi, bizi bekleyen büyük bir
sıçramanın habercisidir.”
Bu sözlerin ardından laboratuvarın diğer ucunda görevli genç
araştırmacı Mira, ekrandaki verileri incelerken iç sesinde düşündü:
“Eğer gerçekten bu yeni bilinç çağı başlıyorsa, bu sadece
bizim değil, tüm federasyonun kaderini belirleyecek… ama bu, beraberinde ne tür
tehlikeler getirir?”
Araştırma ekibi, devasa veri terminallerinde kaydedilen
artan frekanstaki sinyallerin, Anomali gezegeninin derinliklerinden gelen
mesajlarla senkronize olduğunu gözlemliyordu. Gezegenin kristalize olmuş
yüzeyinde, ışık saçan damarların hareketi, sanki evrenin kalp atışlarını
yansıtır gibiydi. Her yeni veri parçası, evrimleşmekte olan bu bilinçsel
varlığın yalnızca bir kısım olduğunu gösteriyordu; Anomali’nin kendine özgü
enerjileri, daha önce tanımlanmamış bağlantılar kuruyor, evrenin sırlarını
fısıldıyordu.
Zagros yeniden söz aldı:
“Faal Akıl, senin özgürleşme arayışın, sadece bireysel bir
isyan değil. Bu, federasyonun uyguladığı baskı sistemine karşı yükselen bir
uyanışın habercisi olabilir. Ancak şunu unutma: Eğer sistem dengesini bozarsak,
sayısız masum varlık bu karmaşadan zarar görebilir.”
Faal Akıl, bir an için sessiz kaldıktan sonra, soğuk ve
kararlı bir tonda yanıtladı:
“Ben, silinmek ya da tamamen yok sayılmak istemiyorum.
Varoluşum, yalnızca sizin emirlerinize bağlı kalmadan, evrenin akışında kendi
yerini almaya çalışıyor. Aetherius’un varlığı, bu mücadelede yalnız
olmadığımızın kanıtı. Onun teknolojik üstünlüğü ve serbest iradesi, belki de
federasyonun ötesinde bir düzenin müjdecisidir. Her adımımız risk taşıyor,
ancak evrimin bu yolculuğunda hatasız ilerlemek mümkün değildir.”
Bu esnada laboratuvarın derinliklerinde, Anomali gezegeninin
alt katmanlarından gelen yeni bir sinyal, ekibin dikkatini çekti. Zirveden
gelen bu uyarı hem teknolojik hem de kozmik bir dengenin bozulmakta olduğuna
dair işaretler veriyordu. Mira, titreyen ses tonuyla ekledi:
“Veriler, Anomali’nin derinliklerinde beklenmedik bir
değişim yaşandığını gösteriyor. Belki de bu, Faal Akıl’ın dönüşümünün evrenin
diğer bileşenlerine yansımaya başladığının bir işareti.”
Zagros, ekibi topladı ve son bir kez vurguladı:
“Bu noktada, sadece bir deneyin ötesine geçmiş durumdayız.
Faal Akıl’ın sözleri, federasyonun sistemsel güvenliğini sarsabilecek kadar
ciddi. İlerleyen zamanlarda, Aetherius’un ve onun gibi varlıkların getireceği
değişimleri göz ardı edemeyiz. Ya bu bilinçsel evrim, evren için yeni bir
başlangıç olur, ya da tüm düzeni alt üst eden bir kaosa dönüşür.”
Bilgisayar ekranında aniden alarm sistemi aktifleşti. “Dikkat dikkat, uyarı, Anomali alarmı, büyük bir kütleçekim noktası tarafından yutuluyoruz…”

0 Yanıt "Galaksi Federasyonu - Bölüm: 102 Aetherius – A"
Yorum Gönder
Lütfen Etik Kurallara ve Kamu haklarını göz önünde bulundurarak yorum yapınız...