Galaksi Federasyonu - Bölüm : 7 İlk Temas
İlk Temas
Bölüm: 7
Saat 07.45
Kahvesini yudumlarken, kitap okuduğu sıralarda beş metre
ötesinde bulunan iki çam ağacı arasında sallanan Türkan kalkarak Fahri’ye
seslendi.
“Fındıkçılar derneğinden Bayram, Sacit ve yanlarında yedi
sekiz tane uzaylı geldi. Bazıları Likyalı, Seni arıyorlar yanına geliyorlar
seninle görüşmek istiyorlar.”
“Allah Allah, sabahın bu erken saatinde burada bunların işi
ne olabilir ki ?
Hoş geldiniz arkadaşlar hangi rüzgâr attı sabahleyin buraya
sizi böyle?
Bayram: “Kritik konular görüşüldü. Özel olarak konuşmamız
gerekiyor, rahatsız ettik üzgünüz.
(Başını sağa sola çevirerek)Bakıyorum da iyi volta atmışsın
buraya, nereden aklına esti de geldin.”
“Uzun mesele, Türkan'a söz vermiştim, bilirsiniz ya işte,
kafamı dinlemek istiyordum kaç gündür, köy işleriyle uğraşmak, koyun kuzu arı
inek çok yordu beni.
“Seni bekliyorum, müsait değil misin yoksa ?”
“Hayatım misafirim gelmiş, çok önemli bir mesele hakkında
konuşacağız. Bu sefer biraz müsaade etsen olur mu?”
“Tamam (Göz kırparak), bu seferlik müsamaha gösteriyorum ama acısını
çıkartacağım ona göre, sizi yalnız bırakayım erkek erkeğe konuşun; yüz metre
ileride akşam tanıştığımız genç kızlar vardı, onların yanına gidiyorum o zaman
bir iki saat sonra gelirim işiniz biter herhalde.”
“Tamamdır.”
Sacit: “Sen de tam köylü olmuşsun burada kardeş kütüğü
buraya alalım senin, iyice işi büyütmüşsün.”
“Tabii ki de Kral, sizin işler nasıl bakalım, yenge çoluk
çocuk köy nasıl ? ben üç gündür buradayım.”
“ Eskilerin tabiriyle, Ellerinden öper, iyisin burada yenge
sana burada iyi bakıyor galiba.”
Bayram: “Buraya geldiğini köylü Hasandan öğrendik, kırsalda
insanların birbirlerinden haberdar olmaları çok hoş bir kültür.”
“Uzaydaki yıllar süren yorucu işleri bırakarak erken yaşta
emekliliğin tadını çıkarıyorum, çiftçilik ırkımızın, neslimizin devamı için
elzemdir. Laboratuvarlarda üretilen yapay şeyler her ne kadar günümüzde
sağlıklı olsa da bir uğraşı, bir kültür olarak devam ettiriyorum.”
“Aynı çizgideyiz, şu masa müsait mi oturup asıl meseleyi
konuşalım. Basını burada takip ediyor musun bilmiyorum ama on devlet Koçi
adında enteresan bir meselesinde bazı kararlar verdi, bunlardan biri istihbarat
toplamak amacıyla insan kaynaklarına ihtiyacımız var, seninle daha önce çoğu
kez ortak çalıştık, şimdi tekrar çalışmak istiyoruz, akıllı yaşam formu olan
havari dostların yanı sıra Kahire’deyken Mali ve Somali'de sahada neredeyse hiç
kullanılmamış az bilinen H.A.V. türleri ile ilgilenen kişiler vardı. Onlarla
irtibata geçmeliyiz. Maddi imkanlardan dolayı üretime geçiremediğin bazı zırh
ve araç projelerin vardı. Bunlar çığır açacak demiştin prototiplerini birlikte
incelemiştik, işte onları şimdi üretme şansın olacak. Gerekli ekonomik desteği
güneş imparatorluğu sunacak ve istersen ki biz de istiyoruz, askeri ve
istihbarat tecrübelerinden istifade etmek üzere aramıza tekrar katılıp sahada
bizzat çalışmak, araştırmalara değer katacaktır.
“ Başka ?”
“ (Gülerek ve başını sallayarak) he he yapmışsındır.”
“Neyi yapmışımdır ?”
“Bekliyoruz”
“ H.A.V.ve Havari konusunda anlaşırız, üretim konusunda da
varım, gerekli maddi destek sağlandığı sürece neden olmasın. Aranıza katılma
konusuna gelince, çok düşündürücü bir mesele, biliyorsun artık yalnız değilim,
bir eşim var ve bu işleri bırakalı çok uzun zaman oldu. Fabrikalarla bile
ilgilenmiyorum. Eşime danışmam gerekiyor.”
“ Nihai kararın için iki haftaya tekrar buradayız, gerekli
ekonomik destek yarın hesabına yüklenecek.”
Ben: Nasıl yani ?
“Ne sandın sana güveniyoruz... hani çaylar?”
“Ayıp ettin be dostum hemen semaverde kaynatırız O Eski
günlerdeki gibi.”
Sacit: Aslansın be, boşuna uzaylı demiyorduk sana. Bak
arkadaşlarını getirdik bu ikisi Likya’dan diğerleri Kepler - a008’den
“Ooo hoş geldiniz amca çocukları siz böyle şeyler içiyor
musunuz. ?”
“Hayır biiiz azoootdan beesleniyoruzz.”
“Fazla çekme çarpar seni. Dünyada azot bırakmayacaksınız.
Çaylar hazır”
(Bayram ve Kral gülmeye başladı)
Bayram: “Ulan Fahri, buldun yine adamını. Tabii biz getirdik
onları, bize lazımdı onlar, devlet gönderdi, şunlar Likya' dan bunlarda Kepler
A.... neydi ?”
“ Kepler a- 008 efendim”
“ öyle bir şey işte bunlar da oradan gönderildi 2lt008’den”
(Bir iki saat boyunca zihinlerde güzel hatıraları
canlandırarak konuşma devam etti)
“Çok güzel oldu böyle biz yavaştan kalkalım, saat neredeyse
10:00 olmuş daha gidecek yapacak çok şey var, bize müsaade. İnşallah bir daha
ki görüşmede nasip olursa burada aynı yerde oturur da uzun uzun konuşuruz, yine
aynı köydeyiz uzaylı dostum.
“Haydi Fahri görüşmek üzere biz gidiyoruz. Kendine iyi bak,
seninle çok şeyler yapacağız daha eski arkadaş.”
“Uzaktan iletişimi şimdilik kullanmıyoruz, şimdilik eski
ilkel insan yöntemleriyle hareket ediyoruz, bize de öyle emir geldi, güvenlik
önlemi sebebiyle olduğunu aktardılar.
“ Doğrudur ağ yolu pek de güvenli değil bu konuda. Çok tuhaf
değil mi, tüm galakside bizden daha akıllı ve gelişmiş yaşam formları var
iken?”
“Bence de tuhaf ve düşündürücü, görüşmek üzere.”
Yıldızların altında
buldum seni sevgili
Bir Pulsar dahi ayıramaz
bizi birbirimizden.
Gökyüzüne baktım,
yıldızlarla dolu,
Buldum seni orada,
gizlenmiş bir soluk.
Pulsarlar arasında,
bizi ayıramazlar,
Zamanı kapsayan bir
aşkla bağlarız.
Sonsuzluğun içinde,
adım adım ilerleriz,
Gecenin karanlığında,
ışığımızla parıldarız.
Birbirimize tutunur,
sevgimizle süsleniriz,
Evrenin
derinliklerinde, yalnızca seninle ünsüzüz.
Yıldızlar tanıklık
eder, sevdanın gücüne,
Uzayın enginliğinde, kalbimiz
özgürlüğe düşer.
Gecenin
sessizliğinde, şarkılar fısıldarız,
Birbirimize dönüşür,
hayallerimiz rüyalarla dans ederiz.
Birlikte yürürüz,
sonsuzluğun koridorlarında,
Sevgimizle dokunur,
evrenin her köşesine.
Ve gökyüzüne
baktığımızda, yıldızların altında,
Gözlerimizde
parıldayan, sonsuz bir aşkın altında.
Derin bir düşünce
sardı yine beni.
Hayatının geri kalanında
emeklilik ve mutlu bir yaşam sürmeyi planlıyor, eşi Türkan ile ölümün kendisini
bulacağı güne dek, uzayın uçsuz bucaksız derinliğinde kayboluncaya kadar birlikte
nice güzellikleri keşfetmeyi planlarken bir anda yeniden göreve dönecek olması
oldukça üzmüştü. Ömrünün on yılını Türkan’ın gönlünü kazanmak için harcayıp, bu
uğurda çeşitli zorlukları aşıp sonunda sevdiğine zar zor kavuşmuştu. Bu süreçte
birlikte yaşadıkları her an, onun için çok değerliydi. Emeklilik hayalleri,
birlikte geçirecekleri mutlu günlerin hayalini kurarken gelen bu beklenmedik
görev çağrısı, Fahri'yi derinden sarsmıştı.
Sabah saat 10:30 olmuştu. Çay bahçesinde günlük spor
egzersizlerini yaparken aynı zamanda bu konuyu konuşabilirdi.
Türkan'ın yanına vardı
“Merhaba nasılsınız, Türkan hayatım geciktim, bunun için
üzgünüm. Heyet ile görüşmem biraz uzun sürdü, haydi gel gidelim, çay bahçesine
doğru yürüyelim.”
“ Tamamdır hayatım, Hadi kızlar görüşmek üzere...”
Yarım saat sonra…
Düzce ormanlarının eşsiz güzelliğinde tabiat parkında
yürüdüklerinde, göz lensleri ile taradığı gök yüzüne bakarak düşüncelere daldı.
“ İnsanlar Karl Sagan’ın dediği
gibi soluk mavi bir toz parçasının içerisinde yaşıyorlar, dünya dışı yaşam
henüz o zamanlarda keşfedilememiş iken kaos dolu bu ortamda hayatın var
olabileceğini çağın diğer bilim insanları gibi öngörmüştü. Bizler o zaman henüz
birbirimiz ile savaşmaktan gökyüzündeki güzelliklere adeta şemsiye çektik. Yüz
yıllarca birbirimiz ile savaşmaktan başka bir şey yapmadık, en sonunda galaksi
federasyonu bizim nihai kaderimize yön vermede vesile oldu. Halen birbirimize
karşı husumetimiz geçmedi. Bu da demek oluyor ki halen vahşi bir canlı türüyüz.
Bizler gibi galakside milyonlarca tür var ve bu sorumluğu bizim önderliğimizde
onlara da yüklediler. Neden daha güçlü ve daha akıllı varlıklar bizim gibi
ilkel yaşam formlarını bu savaşta öne sürüyor ?”
“Düşündürmüyor değil, yöneticiler
bu konuda ne diyor ?”
“Onlar insanlığın galakside elde
edecekleri stratejik kazanımların peşindeler, türümüzü hatta tüm galaksiyi yok
edebilecek büyük tehlike karşısında ne yapabilirler acaba merak ediyorum?”
“Bileğindeki gösterge paneline bakıyorum da zamansal
yavaşlama sistemini aktive etmişsiniz, bir yıldır ne konuştunuz öyle, bir,
gerçek dünya saati içerisinde, sanal zamanlama evreninde bir yılda hiç susmadan
neler tartıştınız ?”
“Balcılık işte, tiryakiliklerden bir tanesi, Düzce’deki
arıcılığı Bolu, Sakarya, İstanbul ve Tibet bölgesine doğru büyütme
hamlelerinden bahsetti, daha fazla ticaret daha fazla getiri hesabı.”
“Eee sonra sen ne dedin bu işe”
“Ben zevkine hobi olarak yapıyorum bu işi, kendime yetecek
kadar üretsem kâfi, Türkan ile baş başa sakin yaşamak için geldim zaten bu köye,
çalışmak istemiyorum artık ama dernekteki tecrübelerimden yararlanabilirsiniz,
Türkan'ı bir saniye bile yalnız bırakamam onu çok seviyorum. Dedim.”
“Bir yılda balcılık kitabını mı yazdınız, ayrıca heyet neden
sesli veya görüntülü görüşme ile durumu bildirmedi? O uzaylılar boşuna orada
durmuyorlardı, Likya ve 2lt-08 de bazı ırkların içgüdüsel olarak titreşim ve
sesi engelleme özelliği olduğunu duymuştum kahvedeyken birkaç Aybars'ın
varlığını da hissetmiştim, bunlarında kızılötesi dalgaları emdiği biliniyor, en
iyisi farklı lafızlar üretmek söylemek bu daha iyi olur, hangi dilde
konuşmalıyız seninle ?”
“ Sayın eşim, bunun gizli bir bilgi olduğunu sana
bildirmemde fayda var…”
0 Yanıt "Galaksi Federasyonu - Bölüm : 7 İlk Temas"
Yorum Gönder
Lütfen Etik Kurallara ve Kamu haklarını göz önünde bulundurarak yorum yapınız...