-->
Galaksi Federasyonu Bölüm: 6 Bitmeyen Kabuslar

Galaksi Federasyonu Bölüm: 6 Bitmeyen Kabuslar

 



Bitmeyen Kabuslar

Bölüm : 6 

RF- 8 Ural’da toplantı sürerken yedi göllerdeki dinlenme kampından yorucu bir doğa gezisinin ardından uykuya dalan Fahri, sabah uyandığında kan ter içerisinde kalmıştı. Korkudan bağırarak yataktan fırlamıştı, yanında uyuyan eşi Türkan, bir anda irkilerek;

“Ne oldu sana böyle yine bir kâbus görmüş olmalısın”

O anda nefes nefese terli bir şekilde gözleri kan çanağına dönmüş Fahri yatağından kalkarak akıllı grafen teknolojisi ile üretilmiş giysisine dokunarak biriken teri ayaklarının altına aktarıp bir iki adım ötede bulunan banyoya boşaltmıştı. Mutfağa yönelerek bir bardak su içtikten sonra tekrar yatağa döndü ve eşine yönelerek;

“Kümbet mimarisinde yuvarlak duvarlı 30 - 40 santimetre karelik, şadırvan benzeri bir yapının içerisindeyim tam ortada dikdörtgen ağzına kadar kum dolu cam fanus var, eni yetmiş santimetre gibi, uzunluğu bir metreye yakın. Ben de bu fanusun önündeyim ve merakımdan onu inceliyorum. Sonra içerisinde gözüme bir taş takılıyor elimle onu karıştırıyorum.

Çok geçmeden desenli taş hareket etmeye başlıyor, yılan biçimini alarak kumun içerisinde hareket ediyor .Dürtmeyi bırakıp kapıya doğru yürüyorum.

Tadilat halinde İçerisinde birçok dervişin bulunduğu Cüppe, şalvar giymiş sakallı iri yarı insanlara ait olan bu avlu içerisinde yılanın ne işi var ?

Derken çevremdeki insanlara bu yılanı gösteriyorum.

Çok geçmeden yılanı gösterdiğim avludaki yetkili kişiler Cam fanusu bulunduğu yerden kaldırıp güvenli bir şekilde yan tarafta bulunan masanın üzerine koyuyorlar.

Yılanı duyan çevredeki insanlar, kadınlardan, küçük çocuklara değin herkes merakla etrafında toplanıyor. Yetkililer yılanı çıkarmaya çalışıyorlar. Oldukça kalın ve uzun, koyu renkli kıllarla çevrili hayvan bu aşamada zarar görüyor. Derisi yırtılarak deforme oluyor. Uzun süren uğraştan sonra hiçbir etki olmadan öylece kıvrılarak dışarı çıkmaya başlıyor, kuyruğunun ucuna değin tamamen çıktıktan sonra bir süre yerde hareketsiz kalıyor, deforme olmuş karnından birkaç dakika içerisinden ağlayarak çıkan insan bir bebek, bir süre sonra mırıldanarak çevredeki insanlara beddua etmeye başlıyor.

Çevredekiler duydukları bedduadan kendilerine lanet isabet etmemesi için korkarak korunma amaçlı yere yüz üstü yatıp sol elini açıp sağ bileğinin tersinden kollarına doğru sürterek acayip bir dua ritüeli yapıyor.

Bebeğin ettiği beddua da şu şekilde algılanıyor: "beni annesiz yetim bıraktınız, annemi öldürdünüz aynısı sizin de başınıza gelsin"

Ben de o anda çevredeki insanları aynı şekilde taklit ediyorum ama ağızlardan hangi duanın okunacağını ve sağ elime üfledikten sonra ne yapacağımı bilmiyorum bir iki dakika içerisinde bebek fenalaşarak, tüm tıbbi müdahalelere rağmen kurtarılamıyor. Cesedi o bölgeden uzaklaştırıldıktan sonra duayı bırakıp toplandıkları yerden dağılarak hiçbir şey olmamış gibi normal hayatlarına devam ediyorlar.

O sıralarda bir yakınım yanından geçiyor, kendisine konuşmadan el işareti ile hangi sureyi okuduklarını soruyorum. İşte bu kadar”

Gözlerine gülümseyerek bakan Türkan, ellerini okşayarak;

“Kahvaltı vakti geldi !

Çay kahve peynir köy ekmeği Çemen acıka...”


 

0 Yanıt "Galaksi Federasyonu Bölüm: 6 Bitmeyen Kabuslar"

Yorum Gönder

Lütfen Etik Kurallara ve Kamu haklarını göz önünde bulundurarak yorum yapınız...

Iklan Atas Artikel

Iklan Tengah Artikel 1

Iklan Tengah Artikel 2

Iklan Bawah Artikel