-->
Galaksi Federasyonu - Bölüm: 50 Bir cisim yaklaşıyor

Galaksi Federasyonu - Bölüm: 50 Bir cisim yaklaşıyor

 


Bir cisim yaklaşıyor

Bölüm: 50

Bir cisim hızla yaklaşıyordu. Ahmet, geminin penceresinden dışarıya baktı ve dikkatle incelemeye başladı. “Bu şimdiye dek hiç görmediğim bir cisim. Acaba nereden geldi?” diye mırıldandı.

Gemi içerisindeki yapay zekalı asistan Togan hemen devreye girdi: “Bu federasyon vatandaşları tarafından kullanılan bir kişisel uzay aracına benziyor, üzerinde 2lt-08 simgeleri ve işaretleri yer alıyor.”

“2lt-08 mi, korsanlar mı geldi. Yoksa onlar da taşeron işlerini korsanlara mı yaptırıyor?” dedi Ahmet

“Hayır tabi ki de onlar federasyona bağlı en güçlü devlet ve burunlarını federasyonla alakalı her şeye sokan, ana galakside hiçbir toprağı olmayan ilginç bir ülke.” Dedi Fahri.

“Peki ne için buradalar?“

“Bilemiyoruz, bir iletişim ekranı açıyorum.”

Fahri'nin parmakları hızla iletişim panelinde hareket etti ve birkaç saniye içinde ekran canlandı. Karşılarında, 2lt-08 vatandaşı olan gemi mürettebatından bir sözcünün yüzü belirdi.

“Burada 2lt-08 ekibi. Yardımınıza ihtiyacımız var. Gemimiz hasar gördü ve burada mahsur kaldık,” dedi temsilci.

Ahmet, temsilcinin yüzüne dikkatle baktı. “Neden buradasınız?” diye sordu.

Sözcü, endişeli bir ifadeyle yanıtladı: “Bir araştırma görevi için yola çıktık, ancak gemimizin iticilerinde beklenmedik bir arıza meydana geldi ve bir anda buraya ışınlandık, yaklaşık iki yıldır kurtarılmayı bekliyoruz, şu an tüm hareket sistemlerimiz devre dışı ve geri dönme şansımız yok.”

Ahmet, durumun ciddiyetini anlamıştı. “Tamam, size nasıl yardımcı olabiliriz. Koordinatlarınızı gönderin, geminizi tamir etmek ve güvenli bir şekilde ana gemimize çekmek için hazırlıklara başlayabiliriz.”

“Teşekkürler, Bu yardımı asla unutmayacağız.”

Fahri” bunu nasıl kabul edersin, onların dünyamızı işgal ettiğini sana defalarca anlatmadım mı, şimdi ise bizden nasıl yardım etmemizi beklersin?.” Dedi şaşkınlıkla.

“Federasyona karşı koyacak bir gücünüzün olmadığını söylemiştin bu fırsatı iyi değerlendirmeliyiz. Federasyonun bu bölgede ne aradığını öğrenmek için dikkatli olalım.” dedi Ahmet.

Fahri başını sallayarak onayladı. “Evet, haklısın baba. Hem yardım edeceğiz hem de gözlerimizi dört açacağız.”

Yaklaşık üç dakika sonra iki gemi yan yana geldi. Biri endüstriyel alaşım ve metallerden sıfırdan üretilip imal edilmiş, üç yüz metre uzunluğunda, diğeri de iki yüz kilometrekarelik çaptaki asteroidden devşirilerek hem küçük bir yaşam hem de bir ulaşım aracı haline getirilmiş doğal bir gökcismiydi. Ahmet ve Fahri'nin gemisi, doğal bir kaya görünümüyle uzayda pek de dikkat çekmeyen bir yapıydı.

Kancalar yardımıyla çekilen 2lt-08 gemisi, asteroidin bir uç kayasına kenetlendi. İki aracın kapakları yüz yüze birleştirildi.

Ahmet, ekibe dönerek, “Herkes hazır mı?” diye sordu.

Güvertede yer alan Togan ve fahri başlarını sallayarak onayladılar. Fahri, kontrol paneline son bir kez göz attı ve ardından, “Kapakları açıyorum,” dedi.

Kapaklar yavaşça açıldığında, karşı taraftan gelen soğuk hava dalgası hissedildi. 2lt-08 gemisinden çıkan ekip, yorgun, endişeli ve oldukça zayıf görünüyordu. Kaptanları, Ahmet'e doğru ilerledi ve elini uzattı.

“Ben Kaptan Leyda,” dedi kadın. “Yardımınız için teşekkür ederiz.”

Ahmet elini sıkarken, “Ahmet, biz de memnun olduk. Şimdi, gelin geminizi tamir edelim ve durumunuzu değerlendirelim,” dedi.

Fahri, 2lt-08 ekibini içeri davet ederek, “Lütfen bizi takip edin. Size dinlenebileceğiniz bir yer göstereceğiz,” dedi. O sırada Leyda Fahri’yi gördüğünde gözlerine inanamadı.

Leyda, Fahri’ye doğru bakarken bir an duraksadı. Gözleri şaşkınlıkla büyümüş, yüzünde karmaşık bir ifade belirmişti. "Sen... bu imkânsız," diye mırıldandı.

Fahri, Leyda’ya dikkatlice bakarken hafızasında eski anılar canlanmaya başladı. Onu çok iyi tanıyordu; Leyda, federasyonun en başarılı kaptanlarından biriydi. Birlikte birçok zorlu görevi tamamlamış, bazen hayatlarını tehlikeye atarak önemli başarılar elde etmişlerdi. Ancak, Leyda’nın o an burada olması ve bu kadar zaman sonra karşılaşmaları Fahri’yi hem şaşırtmış hem de duygulandırmıştı. Ancak bu duygusunu bastırarak soğuk kanlı bir şekilde  “Bir sorun mu var, Kaptan Leyda?” diye sordu.

Leyda, kendini toparlamaya çalıştı, ama sesi hâlâ titriyordu. “Sen... sen Fahri misin? Yani gerçekten Fahri? On yıl önce Sagittirius-A karadeliğinde kaybolduğun Fahri?”



Fahri, Leyda’nın sorusuyla irkildi. “Evet, benim. Ama sen nasıl... Benim kaybolduğumu nereden biliyorsun? Bu bilgi sadece federasyonun belirli birimlerinde vardı.”

Leyda devam etti “Evet bir sırdı ancak şimdi tüm bilgilere haizim, bana sınırsız yetkiler verildi.”

Ekip geminin içindeki ortak alana yönlendirildi ve yerleştiler. Ahmet ve Fahri, Kaptan Leyda ile daha detaylı bir konuşma yapmak üzere toplantı odasına geçtiler.

Ahmet, “Kaptan Leyda, tam olarak nasıl kayboldunuz, nasıl savruldunuz bu bölgeye?” diye sordu.

Leyda derin bir nefes alarak, “Gördüğünüz üzere ben bir insanım, Federasyonun talimatıyla, Kahraman uydusunda anomali tespitleri yapıyorduk. Ancak, işler ters gitti, bir çekim noktasına doğru çekildik, gemimiz ciddi hasar aldı,” dedi.

Fahri, “Anomali tespitleri mi?”

“Siz Kaptan Fahri değil misiniz?, sizi on sene önce Sagittirius-a karadeliğinde kaybettik, federasyon sizleri bulmak için epey çaba harcadı. Ben de sizin kayboluşunuzdan sonra ekibimle beraber 2lt-08 yönetiminin hizmetine girdim.”

Fahri alaycı bir gülümsemeyle, “Hmm, umarım harcamıştır. Federasyon ne zamandır bizi düşünür oldu, bir insan nasıl olur da federasyon kademelerinde bu kadar yükselir şaşırdım doğrusu.” dedi.

Leyda ciddiyetle devam etti, “Siz ortadan kaybolduktan sonra çok şey değişti, federasyon daha ılımlı politikalar belirledi, sınırlarımız içine birçok yabancı varlık ve sınırlarımız dışına tıpkı sizin gibi bizden de bilinmeyene birçok varlık sürüklendi. İlk defa burada bir federasyon üyesi görüyoruz, ancak federasyon dışında Yani Sizinle buluşana dek federasyondan hiçbir kimsenin izine ulaşamadık.” Elleri ve ayakları titreyerek konuşmaya devam etti, “Kaos bitmedi, aksine daha da şiddetlendi. Tahminimizce uzay-zaman dokusunda yırtılmalar meydana geldi. Bu yırtılmalardan dolayı birçok bölgede zaman kavramı aşırı dengesizleşti.”

Fahri kaşlarını çatarak, “Zaman kavramı mı? Daha açık olabilir misiniz?”

Leyda, “Evet, bazı bölgelerde anormal bir şekilde saatler bir anda günlere dönüşebiliyor, ya da tam tersi. Bu dengesizlik, sadece federasyonun değil, tüm galaksinin düzenini tehdit ediyor,” diye açıkladı.

Ahmet araya girerek, “Peki bu anomalinin kaynağı ne? Nasıl durdurabiliriz?”

Leyda iç çekerek, “Kesin bir kaynağını bulamadık. Ancak, çekim noktalarının etrafında yoğun enerji dalgalanmaları var. Federasyon, bu dalgalanmaların kontrol altına alınması gerektiğini düşünüyor. Ancak bunu nasıl yapacağımız konusunda net bir çözüm yok.”

Ahmet söz alarak araya girdi “Tıpkı bizim evrenimizdeki gibi sizim evreniniz de dengesizleşiyor, bir sonraki aşama karadeliklerin beklenilenden daha kısa sürede patlaması olacak, devam eden süreçte gri bölgeler adı verilen yerler belirgin hale gelecek, hatta gelmeye başlamış bile, eğer kendi evrenime ulaşabilseydim sizlere bu konuda yardımcı olabilirdim.”



“Ahmet’in savrulduğu kargo gemisinde yer alan asistan, Onun içerisinde bu konuyla alakalı bilgi bulabilir miyiz?” dedi Togan.

“Buluruz lakin bunun için bize oldukça güçlü bir enerji gerekecek, yaklaşık iki çar bombası gücünde.”

“Peki iki geminin reaktörlerindeki enerji kaç birim yapıyor.”

“Hmm bir düşünelim…” dedi Fahri.

“Ben buldum dört yüz petajoule” dedi Togan.

“Ancak bizim aracımızın reaktörü ve itici motorları ciddi hasarlı. Bunu nasıl başaracağız?” diye endişelendi Leyda.

Ahmet düşündü ve elleriyle sakallarını ufalayarak“ Hmm, Reaktörlerin gücünü birleştirmenin bir yolunu bulmalıyız. Belki de mevcut enerjiyi daha verimli kullanmanın bir yolu vardır. İletişim sistemlerimizi yeniden yapılandırarak enerji dalgalanmalarını stabilize etmeye çalışabiliriz,” dedi.

Fahri, “Enerji akışını düzenleyecek ve güçlendirecek bir ara bağlantı kurabiliriz. Eğer reaktörlerimizi senkronize edebilirsek, gerekli enerji miktarına ulaşabiliriz, Mürettebat sayınızı ve türünüzü açıklayabilir misiniz?”

“İki havari, üç difda’siyan, altı Bakari ve üç yabancı tür dengeli ileri insansı form. Toplamda on beş kişiyiz.”

“Beni bir kez daha şaşırttınız, içerisinde hiç 2lt-08’li yok…” diyerek alaycı bir şekilde gülümsedi Fahri.

“Havari işimize yarayabilir, onlar portalları açtığında biz de sürekliliği sağlayacağız, enerji bu işe yarayabilir.” Dedi Ahmet.

“Portallar neden sürekli açık kalacak?” diye sordu Fahri, merakla.

Ahmet, düşüncelerini toparlayarak açıklamaya başladı: “ aslında bir süre açık kalacak, bu süre zarfında, giriş ve çıkışları rahat bir şekilde gerçekleştirmeliyiz sensörlerimizle portalların giriş ve çıkışlarını tespit edip hepsine tek tek sinyal vereceğiz. Ayrıca, portalların menzillerini de hesaplamış olacağız. Böylelikle, her iki evrendeki anomalik bölgelerinin haritasını çıkarabilir, gittiğimiz yolları öğrenir ve tehlikeli alanlardan kaçınma şansımız olur. Sonuç olarak birçok avantaj elde ederiz, bizim evrenimizde işler bu şekilde yürüyor, en son bu tarz bir projenin parçası olarak buraya sürüklendiğimi bin, bilmem kaçıncı kez hatırlatmak isterim.”

Fahri, başını sallayarak onayladı. “Anladım.”

Leyda, “Havariler portalı açacak enerjiyi sağlayabilir, fakat enerji sorunumuzu nasıl halledeceğiz?” dedi.

Togan, bir öneride bulundu. “Belki de mevcut enerji kaynaklarımızı optimize edebiliriz. Gemiye ve mürettebata zarar vermeden en yüksek verimi alabileceğimiz bir yol bulmalıyız.”

“Tabii bu arada iki yüz kilometrekarelik asteroidi yok etmezsek.” Dedi Fahri.

“Başka şansımız var mı?” dedi Geneg.

“Tek kaçış planımız uzun ve derin uyku modunda yıllarca uzayda hareketsiz kalmak.”

“Ya başarılı olursak?” dedi Çakmak.

Bu sözden etkilenen Fahri “Bu rutubetli asteroidde kısa ömrümü tamamlamaktansa uzay zamanda hareketsiz kalmayı, hatta ölmeyi dahi yeğlerim.” Dedi.

Leyda, “Bu durumda hemen hazırlıklara başlamalıyız. Portalın açılması ve stabilizasyonu için gereken adımları belirlemeliyiz.” dedi.

Ahmet ve Fahri, Kaptan Leyda'nın gemisinin mürettebatını ve enerji kaynaklarını dikkatlice değerlendirdikten sonra bir plan oluşturdular. Öncelikle, her iki geminin reaktörlerinin gücünü birleştirmek için bir ara bağlantı kuracaklardı. Bu bağlantı, enerji akışını düzenleyecek ve stabilizasyonu sağlayacak bir yapıya sahip olacaktı.

Ahmet “Öncelikle mühendislik ekibimize bu ara bağlantıyı kurmaları için talimat verelim. Togan, bu bağlantıyı kurmamız için gerekli olan teknik çizimleri ve talimatları hazırlayabilir misin?” dedi.

Togan, “Hemen işe koyuluyorum. Tüm teknik detayları ve prosedürleri hazırlayıp, mühendislik ekibine ileteceğim.” dedi ve işine koyuldu.

Bu arada Fahri, Kaptan Leyda ile mürettebatın yerleşimi ve görev dağılımı hakkında konuşmaya devam etti. “Kaptan Leyda, sizin mürettebatınızın hangi alanlarda uzmanlaştığını bilmek istiyoruz. Bu sayede görev dağılımını daha etkili yapabiliriz.” dedi.

Leyda, “Havarilerimiz portal açma ve enerji yönetimi konusunda oldukça yeteneklidir. Difda’siyanlar ise mühendislik ve teknik işlerde uzmandır. Bakari’ler güvenlik ve savunma görevlerinde iyidirler. İleri biyohümanoidler ise çeşitli bilimsel ve teknik uzmanlıklara meyilliler.” diye açıkladı.

Ahmet, “Desenize adeta, bu görev için biçilmiş kaftanlar” dedi.

Fahri, “Bu arada, bizim mühendislik ekibimiz de reaktörlerin senkronizasyonu üzerinde çalışacak. Bu süreçte her iki geminin mürettebatı arasında sıkı bir iş birliği ve koordinasyon şart.” diye ekledi.

Hazırlıklar tamamlandıktan sonra, Ahmet ve Fahri liderliğindeki ekip, portal açma ve enerji stabilizasyonu için gerekli adımları atmaya başladı. Havariler, enerji dalgalanmalarını kontrol altına almak için portal egzersizleri yaptılar. Difda’siyan mühendisler, ara bağlantıyı kurarak enerji akışını düzenlemeye odaklandılar. Togan, tüm süreç boyunca teknik desteği sağladı ve anlık veri analizleri yaparak gerekli düzenlemeleri önerdi.

Kaptan Leyda, endişeli bir ifadeyle Ahmet'e döndü. “Umarım bu işe yarar.” dedi.

Ahmet, kararlı bir ifadeyle cevap verdi. “Başarılı olacağız, hep birlikte çalışarak bu sorunu çözeceğiz.”

Portal açıldıktan sonra, enerjinin stabilize edilmesi için gereken adımlar atılacaktı.

Ahmet, “Fahri, enerji akışını düzenlemek için hazır mıyız?” diye sordu.

Fahri, “Evet, Ahmet. Tüm sistemler hazır. Enerjiyi yavaşça artırmaya başlıyoruz,” dedi.



 

0 Yanıt "Galaksi Federasyonu - Bölüm: 50 Bir cisim yaklaşıyor"

Yorum Gönder

Lütfen Etik Kurallara ve Kamu haklarını göz önünde bulundurarak yorum yapınız...

Iklan Atas Artikel

Iklan Tengah Artikel 1

Iklan Tengah Artikel 2

Iklan Bawah Artikel