-->
Galaksi Federasyonu - Bölüm: 45 Büyükelçi

Galaksi Federasyonu - Bölüm: 45 Büyükelçi

 


Büyükelçi

“Oldukça karmaşık sonuçlar içeriyor.” diyerek hafifçe gülümsedi Goyi, “Ayrıca çok riskli, federasyonun kaynaklarını sonuçları belirsiz olan bir şey için zayi edemeyiz.” Siz de bilmektesiniz ki sayın güneş imparatoru Danyal, kaosu halen çözebilmiş değiliz, faal aklı kullanarak yaşamına devam eden, yasaklarımıza rağmen tehlikeyi umursamayan birçok topluluk var, hatta sizin sınırlarınız içerisinde bile.”

“Peki başka bir yolu yok mu” diye sordu Danyal.

“Yok, maalesef ki hiçbir mevcut teknolojik imkanla onlara henüz erişemiyoruz.”

“Federasyona savrulan misafirlerimizle yaptığımız onca iş birliğine rağmen mi çözüm bulamıyorsunuz?”

“Onlar cüz’i meselelere haizler, bilhassa tüm uzayı kurtaracak kadar ileri bir iş birliğine gidemedik.”

“Yapmayın sayın büyükelçi Goyi, siz de federasyonun müdahalesinden en az bizimki kadar etkilenen hatta bizim dünyamızda bir Difda’siyan olarak kendini yabancı hisseden bir medeniyetin sözcülerinden birisiniz.” Danyal'ın ses tonu ciddiyetle doluydu.

Goyi'nin gülümsemesi hafifledi, ancak yüzünde hala endişe belirtileri vardı. "Evet, bu gerçekten de karmaşık bir durum," dedi. "Difda'siyan olarak adlandırılan medeniyetimizin geçmişini anlıyorum. Federasyonun müdahalesi bazı topluluklar için özgürlüklerini sınırlayan bir faktör olabilir, ancak hiçbirimiz ne siz ne de biz büyük bir savaşı göze alamayız, hali hazırda kaos ve yıkım devam ederken.”

Danyal, Goyi'nin sözlerini dikkatle dinledi ve onayladı. "Evet, haklısınız," dedi düşünceli bir şekilde. "Büyük bir savaşın sonuçları herkes için yıkıcı olabilir. Ancak bu durumu çözmek için sadece sessizce beklemek de bir seçenek değil. Belki de daha önce denenmemiş yöntemler ve yaklaşımlarla bu karmaşık sorunu çözebiliriz."

Goyi endişeli bakışlarla konuşmayı sonlandırdı. “Federasyon sözcüsü olarak sizden ricam insanları ve imparatorluğunuz içerisinde yaşayan diğer canlıları tehlikeye sürükleyecek bir hamleye kalkışmayın, federasyonun tavsiyelerine ve sizin için vermiş olduğu hükümlere bağlı kalın. Bu iki taraf için de ciddi sonuçlar doğurabilir.”

Danyal, Goyi'nin sözlerini dikkatle dinledi ve ciddiyetle başını salladı. "Anladım," dedi. "Bu uyarıları dikkate alacağım. İmparatorluğumun ve halkımın güvenliği her şeyden önce gelir."

Goyi bir kez daha başını salladı. "Teşekkür ederim, Sayın İmparator. Umarım iş birliği içinde daha sağlıklı bir çözüm bulabiliriz."

Danyal, Goyi'ye minnettar bir şekilde baktı ve derin bir nefes aldı. "Evet, umarım öyle olur. Bu konuda titizlikle çalışacağız."



Güneş imparatorluğu içerisinde Dünya, Mars, Proxima sistemi ve daha birçok gezegen bulunmaktaydı, federasyon bünyesinde daha birçok insanın hüküm sürdüğü başka yönetimler de bulunmaktaydı ancak çoğu tarafsızlığını ilan etmişti, Pala Royal bölgesi bunlardan bir tanesiydi karışıklığın çıktığı dönemlerde dahi politikasından taviz vermiyordu, federasyonun dış sınırlarında adeta kendi başına buyruk bir uç beyi gibi davranıyordu. Bulunduğu bölgede insanlardan başka alışılageldik bir yaşam formu da yoktu, zaten yaşamak istemezlerdi de. Yaşamak için oldukça uzak, ıssız ve çorak bir alanı kapsıyordu, aynı zamanda uydu galakside yer alması Samanyolu galaksisinin fiziksel sınırlarının dışında olması, onu daha da izole bir konuma getiriyordu. Rory yani Asil Pala, bu bölgeye yerleşmeye karar verdiğinde federasyon oldukça isteksiz ve tutumsuz bakış açısıyla onay vermiş, kaynaklarının küçük bir kısmını iskân için ayırmıştı. Homo sapiens kelimesini dillere getirmeye dahi üşenen yönetim faal aklı yasa dışı kullanan Pala diyarına pek kulak da asmıyordu, oldukça tehlikeli sonuçlar doğursa da pala Royal umurlarında bile sayılmazdı. Birkaç yumuşak uyarı dışında elle tutulur bir yaklaşım sergilememişlerdi ancak koz olarak kullanmaktan da hiç çekinmiyorlardı, bu yüzden Goyi’de federasyonun direktiflerileri doğrultusunda bu uyarıyı yapmıştı.

Bölgeye yerleşen insanlar, yaşam koşullarını iyileştirmek ve yaşanabilir bir ortam oluşturmak için büyük çaba harcamıştılar, büyük zorluklarla imar ettikleri yerlerde takdire şayan bir iz bırakmışlardı, bununla da yetinmeyip daha uzak bölgelerde keşif çalışmalarıyla adını duyurmuşlardı, ancak federasyonun dış bölgelere özellikle galaksi dışındaki bölgelerin keşfine sıcak bakmaması, olası bir temasta kendilerinden daha güçlü bir yapıyla karşı karşıya kalınması korkusuyla pala Royal bu çalışmaları sınırlı tutmuştu.

Antlia-2 uydu galaksisi Pala Royal, Rona Şehri:

Birbirinden bağımsız irili ufaklı yönetim birimleriyle iki trilyonluk insan nüfusu barındıran genellikle çorak arazilerin yeşillendirilerek yaşanabilir hale getirildiği bölge de öne çıkan iki büyük liman şehir gezegeni bulunmaktaydı, bunlardan biri federasyon birimleri tarafından üs olarak da kullanılan Aksum, diğeri de Rona kentiydi, bu kent aynı zamanda en kalabalık insan nüfusu barındırıyordu, hacim olarak dünyadan üç kat, kütle olarak ise yüzde yetmiş beş daha büyüktü, kuyruklu yıldızlardan taşınan devasa su buzu kütleleriyle yüzeyindeki devasa alanlara yayılan kumullar denizlere dönüştürülmüştü, öldükten sonra da mezarı buraya gömüldü. Bu dönüşüm, Rory dönemi olarak adlandırılan dönemde, bizzat Rory'nin çabaları sayesinde mümkün olmuştu. Rory, büyük bir zahmetle ve fedakârlıkla çalışarak bu bölgeyi insanların yeni vatanı haline getirmişti. Bu katkılarından dolayı, şehir ona ithafen "Rory" olarak da anılıyordu.

Nüfusu yüz milyonları aşan Rona, Aksum, Obania, Palus, Richy, Yelda, gibi önde gelen şehir devletleri başta olmak üzere birçok Antlia halkı federasyonun çağrısı olmadan ilk kez kendi aralarında Rona şehir gezegeninde toplanmışlardı. Toplantı ana konusunu anomali ’nin olumsuz etkilerine karşı Antlia sınırlarını korumak, Faal akıl sisteminin kullanımını yasaklamak, Federasyonun kısıtlamalı ve ilgisiz politikalarını ele almaktı. Federasyon temsilcilerinin de usulen bulunduğu, tarihi toplantıda onlara da bir kürsü verilerek adaletli ve objektif bir yaklaşım amaçlanmıştı.

Kürsüye canlı kanlı bir şekilde çıkarak açılış konuşmasını yapmaya başlayan Sorin, klasik İskoç kıyafetleriyle dikkatleri üzerine çekmişti.

“Merhaba sayın dostlar” diyerek başladı. “Şu an atalarımızın canla başla büyük zorluklarla inşa etmiş olduğu Asil Pala toprakları ne yazık ki geçmişte olduğu gibi günümüzde de kendi başına kendi kaderiyle baş başa bırakıldı. Ancak yine de yılmadık, milyarlarca vatandaşımızı kaybetmemize rağmen federasyon bizlere gerekli desteği sağlamadı, bunun için buradayız, eski insanlar gibi birbirimizle olan çekişmemizi bir kenara bırakmalı, bir an önce kaos karşısında önlemlerimizi, sıkı tedbirlerimizi almalıyız. Geçmişteki zorlukları aşan atalarımızın mirasına sahibiz ve bu mirası gelecek nesillere daha güçlü bir şekilde aktarmak için birlikte çalışmalıyız. Faslı bu şekilde açarak sıradaki konuşmacıya sözü veriyorum.”

Obania’nın bilim ve teknoloji sorumlusu Dr. Liora Tanith, Faal akıl sisteminin bozulmasının getirdiği iletişim ve bilgi akışı problemlerine değinerek, yeni bir yerel iletişim ağı kurmanın gerekliliğini savundu. Bu ağın, federasyonun kontrolü dışında kalması ve Antlia halkının kendi kaderini tayin etmesi için önemli bir adım olduğunu belirtti.

Palus’un ekonomi bakanı Victor Haldane ise federasyonun ekonomik politikalarının şehir devletlerinin refahını nasıl baltaladığını ve bu duruma karşı ortak ekonomik stratejiler geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Richy’nin kültür bakanı Arin Voss ve Yelda’nın temsilcisi Kira Salak, federasyonun kültürel baskılarına karşı kendi kültürel miraslarını koruma ve geliştirme konusundaki endişelerini dile getirdiler.

Toplantı boyunca, şehir devletlerinin liderleri ve temsilcileri, federasyonun baskıcı politikalarına karşı direniş göstermenin yanı sıra, Antlia halkının daha iyi bir gelecek inşa etmesi için gerekli adımları atma konusunda kararlılıklarını ortaya koydular. Bu tarihi toplantı, Antlia galaksisinin kaos karşısında kendi çabalarıyla ayakta durma ve federasyonun sınırlamalarına rağmen kendi kaderini belirleme konusundaki kararlılığının bir sembolü olarak kayda geçti.

Ancak federasyon temsilcileri bu toplantıda ele alınan konulara oldukça sert bir şekilde çıkışarak konuşmasını sürdürdüler. Aksum şehir gezegeninden gelen Karkar, kendilerine yöneltilen bu eleştiri karşısında agresif tavırlarıyla kürsüye çıktı. ”Merhaba Machete Royal halkı, federasyonumuz yüzyıllar önce türünüze sahip çıkarak içinde bulunduğu belirsiz bir gelecekten sizleri kurtardı, yersiz eleştirileriniz hiçbir zaman bu gerçeği değiştiremeyecek. Biz federasyon olarak galaksideki tüm medeniyetlere eşit fırsatlar sunmaktayız ve sizin de bundan yararlandığınızı bildiğiniz halde bilerek isteyerek nankörlük ediyorsunuz, İki trilyonu aşan nüfusunuzla diğer insanların tarihte hiç olmadığı kadar kalabalıksınız, öyle ki günümüzde de samanyolundaki diğer insanların nüfusunu da ikiye katlamış vaziyettesiniz. Faal aklı yüzyıllar önce tüm galaksinin refahı için inşa ettik, federasyonun varlığı birçok akıllı yaşam formuna umut dolu bir gelecek sundu, sizler de bu umudu paylaşıyorsunuz, öngörülmez ilkel davranışlarınızın bizleri olumsuzluklara itmekten başka bir faydası da yoktur, sizlere gelecek inşa eden federasyona sırt mı çeviriyorsunuz, varlığınızın varlığımıza bağlı olduğunu unutmayın…”

Karkar’ın bu öfkeli konuşması tüm temsilcilerin tepkili itirazlarına neden oldu, olası bir çatışmanın meydan vermemesi adına yumuşak üslubu ancak dik başlı tavırlarıyla Rona temsilcisi Sorin konuşmaya başladı.” Sayın Karkar, sözlerinizdeki öfkeyi anlıyoruz, ancak bize yönelik suçlamalarınızın gerçekleri yansıtmadığını düşünüyoruz. Sizlere sormadan edemiyoruz, Acaba tüm galaksiye can suyu veren Faal aklı kuran sizler nasıl olur da kendi ellerinizle inşa etmiş olduğunuz federasyon halklarını tehlikeye atabilecek davranışlar sergiliyor, bizleri bağımlı hale getirmiş olduğunuz bu sistemden, evrensel ağdan nasıl bir anda kopmamızı bekliyorsunuz, yıllar önce atalarımız sizin hışmınızdan kaçarak bu bölgeyi imar ederken neredeydiniz, tüm filolarınız uçtan uca galaksiyi dolaşırken, bürokratlarınız tüm işleri yapay zekalara devrederken, oldukça yüksek bir refaha sahipken bizlerin bu ıssız bölgede yalnız başımıza yokluk içinde yaşamamıza nasıl müdahale ettiniz, dahası bizlere gelişmemiz için neden kısıtlama getirdiniz?”

Karkar, Sorin'in sözlerine karşı hızla cevap verdi, agresif tavırlarını sürdürerek şöyle dedi:

"Sen kimsin ki bize bu şekilde konuşabiliyorsun, Rona halkıyla ilgili bize karşı nasıl böyle düşmanca bir tavır sergileyebiliyorsun? Biz, yüzyıllar boyunca galaksiyi keşfetmek ve refahı yaymak için çabaladık. Sizler ise kendi çıkarlarınızı düşünerek bize karşı kalkışıyorsunuz. Biz federasyon olarak sizinle iş birliği yapmak istiyoruz, ancak buna karşılık gördüğümüz sadece bu olumsuz eleştiriler ve suçlamalar oluyor."



“Sözlerinizde mahalli konuşmayınız sayın Karkar.” Diyerek karşılık verdi. ”yalnızca Rona değil tüm Antlia temsilcisi olarak karşınızdayım halklarımız artık özgür kalmak istiyor, sizlere ihtiyacımız olmadan kendi kaderimizi tayin edebileceğimizi belirtmek isterim. Sizin misyonunuzun ve geçmişinizin değerli olduğunun farkındayız, ancak artık halklarımız kendi geleceklerini kontrol etmek istiyor. Federasyonun dayatmaları altında yaşamak istemiyoruz. Size teşekkür ediyoruz, ancak bizim istediğimiz şey sadece özgürlük ve kendi kendimize yetme hakkıdır. Lütfen bu gerçeği anlayın ve bize bu hakkı tanıyın."

Sorin'in bu cevabı, Karkar'ın öfkesini biraz hafifletti ve diğer temsilcilerin de düşünmeye sevk etti. Ancak, karar verme sürecinin tam olarak nereye gideceği hala belirsizdi. Her iki tarafın da tutumlarında ısrar etmesi, müzakerelerin daha da karmaşık hale gelmesine neden oluyordu.

Karkar konuşmanın bitiminde son sözlerini söyledi "Değerli dostlarım, federasyon sizlere hiçbir zaman kısıtlama göstermedi, aksine adaletli bir politika benimsedi, tarihte derin yaralar bırakan bir anekdotu hatırlamanız için anlatmamda fayda var. Daha türünüz dünyada dahi yok iken bizler milyon yıl önce karşı konulması oldukça zor bir düşmanla yüzleştik, bin yıllarca süren savaşta çok şey kaybettik, belki siz de bu savaşın kaybeden tarafında olabilirdiniz, ancak büyük bir çaba ve azimle bu savaşı yendik ve federasyonu kurduk, yalnızca sizin uydu galaksinizin bile bu kadar büyüklüğü karşısında uzayın devasa büyüklüğünü hayal edin, daha keşfedilmemiş bir çok yer olsa da aynı zamanda bir o kadar da bilinmeyen tehlikeler var, yalnızca en yakın Andromeda galaksisinden bölgemize savrulan türleri görüp fizyolojik açıdan bile bizden ne kadar ileri bir seviye olduğunu görmemiz, korkmamız için yeter."



0 Yanıt "Galaksi Federasyonu - Bölüm: 45 Büyükelçi"

Yorum Gönder

Lütfen Etik Kurallara ve Kamu haklarını göz önünde bulundurarak yorum yapınız...

Iklan Atas Artikel

Iklan Tengah Artikel 1

Iklan Tengah Artikel 2

Iklan Bawah Artikel