Galaksi Federasyonu - Bölüm: 39 Derinkuyu Mağaraları - Mars
Derinkuyu
Mağaraları - Mars
Bölüm: 39
Mars misyonu programında kızıl
gezegene yolculuk eden yeni öncüler, Uluslararası Olympos Mars Üniversitesi
bünyesinde alınan kararla eğitimin geri kalan kısmını orada sürdürecekler,
mezun olduktan sonra da aynı şekilde daimî olarak gezegende görev yapacaklardı.
Eğitim sürecinde üçüncü yarıyılı geride bırakan öğrenci çiftler dördüncü yarı
yılda dersleri uygulamalı olarak göreceklerdi. Bu süreçte derin kuyu
mağaralarında kendileri için inşa edilmiş sosyal yaşam alanlarında çeşitli
uygulamalara katılacaklardı.
Nergal ve Nilgün çifti Karadeniz bölgesinden
Türkiye adına eğitime katılan öğrenci çiftler arasındaydı, onlar Marsta
kurulacak olan yeni Mars neslinin, aynı zamanda olası Karadeniz felaketinden
kurtulup kızıl gezegene göç edecek olan göçmenlerin öncüsüydüler. Gözetmenleri
Süleyman Tarverdi, dünyadaki ilk günlerinden itibaren onlara eşlik etmişti.
Nanoteknoloji ile donatılmış özel
Mars giysileriyle hazırlanan öğrencilere küçük bir konuşma yapan Süleyman:
“Eğitim öğretim yılının dördüncü yarı yılını tamamladınız, İkinci sınıfı da bu
yıl bitirecek ve geriye dört yılınız kalacak, şimdiden hepinize başarılar
diliyorum arkadaşlar, ben de sizlere eşlik etmekten gurur duyuyorum. Bugün
eğitimin ilk günü, üzülerek söylemeliyim ki üniversitemizin kurucu rektörü
Değerli Ordinaryüs Profesör Lindiwe, yaklaşık on ay önce aramızdan ayrılmış
bulunmakta, bu haberi sizlere üzülmeyesiniz diye şimdi iletiyorum, sizler
buraya yolculuk yaptığınız sıralarda o vefat etti, Allah ona gani gani rahmet
eylesin, makamı âli, mekânı alimlerin cenneti olsun.”
Bu haber üzerine şok olan öğrenciler üzülerek hep birlikte
saygı duruşuna geçerek kasklarını çıkardılar. Gözyaşlarını tutamayan Nilgün
başını Nergal’in omuzuna yasladı.
Süleyman Tarverdi, öğrencilerin duygusal anına saygı
göstererek birkaç dakika sessizce bekledi. Ardından, hafifçe öksürerek
dikkatleri tekrar topladı. “Arkadaşlar, Profesör Lindiwe'nin anısını yaşatmak
için en iyi yol, onun bize bıraktığı mirası devam ettirmektir. Bu yüzden şimdi
eğitimimize devam edelim. Hepinizin bu zorlu görevi başarıyla tamamlayacağınıza
inanıyorum.”
Nergal, Nilgün’e destek olmak için elini sıkıca tuttu. “Hadi
Nilgün, onun anısını yaşatmak için elimizden gelenin en iyisini yapacağız,”
dedi kararlı bir sesle.
Grup, Süleyman'ın önderliğinde, mağaraların derinliklerine
doğru ilerlemeye başladı. Mağaraların içi, ileri teknolojilerle donatılmıştı;
yapay aydınlatmalar, havalandırma sistemleri ve hatta küçük tarım alanları bile
mevcuttu. Bu alanlar, öğrencilere hem eğitim hem de sosyal yaşamlarında destek
sağlıyordu.
İlk durakları, biyoloji laboratuvarı oldu. Süleyman, burada Mars’ın toprağında yetiştirilen bitkileri göstererek, “Bu bitkiler, Mars’ın zor koşullarına dayanacak şekilde genetik olarak modifiye edildi. Göreviniz, bu bitkilerin gelişimini izlemek ve Mars'ta sürdürülebilir tarım yöntemleri geliştirmek,” dedi.
Nilgün, dikkatle bitkileri incelerken, “Bu, dünyada
gördüğümüzden çok farklı. Toprak daha kırmızı ve mineral açısından zengin
görünüyor,” dedi.
Süleyman gülümseyerek, “Evet, Mars toprağı özellikle demir
oksit açısından zengin. Bu da toprağa bu kırmızı rengini veriyor. Ancak bu
toprak, bitkilerin büyümesi için ideal değil. Biz de bu yüzden toprak
iyileştirme çalışmaları yapıyoruz,” dedi.
Bir sonraki durakları, enerji laboratuvarıydı. Burada,
öğrenciler güneş panelleri ve jeotermal enerji sistemleri hakkında bilgi aldı.
Süleyman, “Mars’ta enerji üretimi, hayatta kalmamız için kritik öneme sahip. Bu
yüzden enerjiyi verimli kullanmak ve yenilenebilir kaynaklardan faydalanmak
zorundayız,” dedi.
Nergal, jeotermal enerji santrallerini inceleyerek, “Bu
sistemler çok etkileyici. Volkanik aktivitelerden bu kadar enerji elde
edebileceğimizi hiç düşünmemiştim,” dedi.
Süleyman, “Mars’taki volkanik faaliyetler, enerji üretiminde
büyük bir potansiyele sahip. Bu kaynakları en iyi şekilde kullanmak için
sürekli araştırma yapıyoruz,” diye ekledi.
Gün ilerledikçe, öğrenciler çeşitli laboratuvarları gezdi ve
farklı projelerde yer aldı. Her biri, Mars’ta sürdürülebilir bir yaşam kurma
hedefine odaklanmıştı. Süleyman, günün sonunda öğrencilere bakarak, “Bugün çok
iyi iş çıkardınız. Mars’ta kalıcı bir yaşam kurmak zorlu bir görev, ama sizler
bu görevin üstesinden gelecek kapasitedesiniz,” dedi.
Nilgün ve Nergal, birbirlerine bakarak gülümsedi. “Bunu
başaracağız,” dedi Nergal. “Hem Profesör Lindiwe’nin anısına hem de gelecekteki
Mars nesli için.”
Bir hafta sonra…
Laboratuvarlarda, “Uzayda Nükleer reaktörlerin işleyişleri
ve kullanım alanları” ile alakalı uygulamalı derse katılan öğrenci çiftler,
Candor Chaos endüstri bölgesindeki AR-GE çalışma tesislerine gitmek üzere
dersin sonunda yeraltı tünelleri aracılığıyla açılmış Elektrikli ulaşım hattına
indiler. Ekibin giymiş olduğu yeni geliştirilmiş son teknoloji kıyafetler hem
sıcaklık kontrolü sağlıyor hem de radyasyona karşı koruma sağlıyordu. Bu tür
ekipmanlar, Mars’ın zorlu koşullarında hayatta kalmak için vazgeçilmezdi.
Elektrikli ulaşım hattında, Candor Chaos endüstri bölgesine
doğru yol alırken, Süleyman onlara gezegenin bu bölgesi hakkında bilgi verdi.
“Candor Chaos, Mars’ın sanayi ve araştırma merkezi olarak bilinir. Burada,
uzayda kullanılacak nükleer reaktörlerin geliştirilmesi ve test edilmesi gibi
kritik projeler yürütülüyor, Mars’ta sürekli ve güvenilir bir enerji kaynağı bizim
için elzemdir, Güneş panelleri ve jeotermal enerji sistemleri gibi
yenilenebilir enerji kaynakları, bazı durumlarda yeterli olmayabilir. Nükleer
enerji, bu boşluğu doldurarak enerji ihtiyaçlarımızı karşılamaktadır.” dedi.
O sırada bir anda tüm elektrikler kesilerek her yer
kapkaranlık oldu, on saniye içerisinde yedek jeneratörler devreye girerek araç
tekrar çalıştı.
“Yedek jeneratörler aktif, güvenlik protokolleri gereği
lütfen yerinizden ayrılmayın ve sakin kalın,” diye anons yapıldı. Tünel boyunca
yankılanan bu anons, herkesin bir an için kalbinin hızla çarpmasına neden oldu,
ancak kısa sürede herkes tekrar sakinleşti.
Süleyman, sakin bir ses tonuyla, “Mars’ta bu tür olaylar
nadir de olsa yaşanabilir. Her zaman hazırlıklı olmalıyız. Jeneratörler
sayesinde sistemlerimiz hızlıca devreye girer,” dedi.
Nergal, bu durumu fırsat bilerek, “Enerji kesintileri burada
ne kadar yaygın?” diye sordu.
Süleyman, “Oldukça nadir. Ancak her ihtimale karşı yedek
sistemlerimiz her zaman hazır. Mars’ta güvenlik ve sürdürülebilirlik bizim için
çok önemli,” diye yanıtladı.
Yaklaşık on beş dakika sonra titremeye başlayan Nergal,
öylece yere yığıldı, üzerinde bulunan giysi tarafından alarm verildi.
“Dikkat, hastanın ateşi giderek artıyor, derhal ilk yardım
ekiplerinden yardım talep ediliyor,” diye anons yapıldı. Süleyman ve diğer
öğrenciler panikle Nergal’in yanına koştular. Nilgün, gözleri dolu bir şekilde
Nergal’in elini tuttu.
Süleyman hızlıca, “Herkes sakin olsun, Nergal’i hemen tıbbi
merkeze taşımalıyız,” dedi. Ekip üyelerinden biri, hızlıca bir sedye getirerek
Nergal’i dikkatlice üzerine yerleştirdi. İki kişi, sedyeyi taşımaya başladı.
Öğrenciler, sessizce birbirlerine bakarak endişeyle
beklemeye başladılar. Herkes, Nergal’in iyileşmesi için dua ediyordu. Nilgün,
Nergal’in başucunda oturmuş, elini tutarak ona moral vermeye çalışıyordu.
Nöbet geçiren Nergal’in gözbebekleri büyüyerek sayıklamaya
başladı. Ağzından anlaşılmayan kelimeler dökülüyor, vücudu kontrolsüz bir
şekilde titriyordu. Nilgün, onun bu halini gördükçe daha da endişeleniyordu.
“Ey bizim atamız olan Salin;
Sözlerimizi duy ve bize kulak ver
Ey kadim olan Salin, yüce Salin
Yıldızlar arasından bizlere haber ver.
Uzak diyarlarda savrulan neslimizi kurtar
Gökyüzünün derinliklerinden seslen bize
Yolumuzu aydınlat, bizi doğru yola ilet
Karanlıkta kaybolmuş ruhlarımızı serbest bırak.
Salin, senin rehberliğinle yolumuz aydınlansın
Gökyüzünden gelen ışıkla bizi donat
Karanlıkla savaşalım, ışığınla parlayalım
Bizleri evrenin sırlarına doğru taşı, ey Salin.”
Nilgün endişeli bir şekilde, “sakin ol üstesinden geleceğiz
canım eşim” diyerek onu yatıştırmaya çalıştı.
“Bizim Ademimiz ey Salin, kadim varlık, yüce efendimiz, haberlerine muhtacız.”

0 Yanıt "Galaksi Federasyonu - Bölüm: 39 Derinkuyu Mağaraları - Mars"
Yorum Gönder
Lütfen Etik Kurallara ve Kamu haklarını göz önünde bulundurarak yorum yapınız...