Galaksi Federasyonu - Bölüm - 104 Fahri için Yeni Görev
Ailesiyle vedalaştıktan sonra Aetherius-A sistemine gitmek üzere yola çıktı, aradan yüz yıl geçmesine rağmen teknolojik açıdan pek bir şey değişmemişti, ancak Aetherius-a müstesna, o sıra dışıydı içerisindekiler sanki farklı bir evrenin parçasıydı. Deney gezegeninin akıbeti meçhuldü, onun araştırılması adına arkadaşı Keloğlan ile, yıllar önce kaybolduğu Sagittirius-A bölgesine doğru yeniden riskli bir göreve çıkıyordu, Cebir yıldızının yakınlarına, Cebir- A gezegenine iniş yapacaktı. Asteroid uzay gemisi bakım ve onarımdan geçmiş, tüm sistemleri yenilenmiş, yazılımları güncellenmişti.
Cebir-A'ya yaklaşırken, Fahri geminin otomatik navigasyon
sistemine güvenmek yerine manuel kontrolü devraldı. Atmosfer yoğun ve manyetik
fırtınalarla doluydu. Sensörler, gezegen yüzeyinde bilinmeyen enerji
dalgalanmaları tespit etti. Keloğlan, Fahri 'ye dönerek uyarıda bulundu:
"Bu veriler, Aetherius-A'daki anomaliyle benzerlik gösteriyor. Dikkatli
olmalıyız."
Gemi, titrek bir inişle yüzeye indi. İndikleri nokta, devasa
siyah kristallerle kaplı bir ovaydı. Fahri, uzaktan bir yapı gördü. Eski bir
araştırma istasyonu gibi görünüyordu. İçeri girmeden önce çevreyi taradı ve
yaşam formu izleri olup olmadığını kontrol etti. Sensörler düşük seviyede
organik aktivite algıladı ama kimseyi doğrudan tespit edemedi.
İstasyona girdiklerinde, yıllardır terk edilmiş gibi görünen
yapının içerisinde hâlâ çalışan sistemler olduğunu fark ettiler. Terminallerden
biri hâlâ aktiftir ve üzerindeki ekranda eski bir kayıt döngü halinde
oynatılıyordu. Kayıttaki ses titrek ve boğuktu: "Deney başarısız oldu...
Buradan kaçmalıyız... Anomali bizi izliyor..."
Fahri ve Keloğlan birbirlerine bakarak hızlıca veri
toplamaya başladı. Anomali hakkında daha fazla bilgi edinmek için istasyonun
ana veri deposuna bağlandılar. Ancak, aniden bir sarsıntı oldu. Dışarıda,
kristal yüzeyin çatlamaya başladığını gördüler. Keloğlan bağırdı: "Burası
çöküyor! Hemen çıkmalıyız!"
Fahri son bir veri paketini kopyalayarak kaçış yoluna
yöneldi. Gemilerine ulaşmadan önce yeraltından devasa bir enerji dalgası
patladı ve gökyüzüne doğru yükseldi. Kristal yapıların bazıları eriyerek sıvı
hâle geliyordu. Gemiye ulaştıklarında sistemler yeniden başlatıldı ve hızla
havalandılar.
Fahri, geminin konsolundaki ekranlara bakarak derin bir
nefes aldı. "Bu veri, Federasyon'un şimdiye kadar bilmediği bir gerçeği
açığa çıkarabilir," dedi.
Keloğlan başını salladı. "Ama önce bu veriyi güvenli
bir yere ulaştırmalıyız. Bize saldırmadan önce."
Gemileri hızla hiperuzay sıçramasına hazırlanırken, radar
sistemleri peşlerinde bilinmeyen bir aracın olduğunu gösterdi. Fahri,
Keloğlan’a dönerek, "Sanırım bu görev düşündüğümüzden daha tehlikeli
olacak..." diye mırıldandı.
Fahri, geminin konsoluna odaklanmış, radar ekranında
belirginleşen siluetin yaklaşışını izlerken endişeyle konuştu:
"Keloğlan, bu neyin nesi? Radar ekranındaki cisim her
geçen saniye daha da netleşiyor. Ne düşünüyorsun?"
Keloğlan, ekrana doğru eğilerek cevap verdi:
"Görünen o ki, bizi izleyen ya da takip eden bir araç
var. Bu, sıradan bir uzay gemisi değil. Sanki... bilinmeyen bir teknolojiye
ait."
Gemideki gergin hava artarken Fahri, hızlıca savunma
sistemlerine el attı:
"Tamam, savunma protokollerini devreye alıyorum.
Sistemleri tam kapasite çalıştır, her an tetikte olmamız lazım.
Sistemde zayıf bir sinyal var… Yaklaşılan aracın bizden bir
mesaj göndermeye çalıştığını fark ettim. Şu an gönderdiğim mesajla niyetlerini
öğrenmeye çalışıyorum. Umarım tehlikeyi büyütmeden çözüme ulaşabiliriz."
Kısa bir sessizlik hâkim oldu. Sonra geminin iletişim
ekranında beliren metin, Fahri’nin tüylerini diken diken etti:
İletişim Mesajı: "İyi niyetli yolcular, sizi tehlikeden
kurtarmak için buradayız. Lütfen yanımıza gelin; birlikte hareket edersek, bu
anomaliyi alt edebiliriz."
Keloğlan, gözlerini ekrandan ayırmadan fısıldadı:
"Bu, beklediğimizden çok daha farklı... Bir kurtarma
teklifi mi, yoksa büyük bir komplonun başlangıcı mı? Ne yapmalıyız, Fahri?"
Fahri, derin bir nefes alarak kararını netleştirdi:
"Önce temkinli davranacağız. Mesajı kabul etmek, ama savunma
sistemlerimizi aktif tutmak zorundayız. Ayrıca verileri detaylıca analiz
etmeliyiz. Bu aracın anomaliyle bağlantısı olabilir."
Keloğlan, ellerini sıvayarak yanıtladı:
"Bence ilk adım, bu mesajın gerçekliğini doğrulamak ve
elimizdeki verilerle karşılaştırmak. Eğer bir tuzaksa, hemen geri çekilmeliyiz.
Ancak, belki de bizi kurtaracak doğru ipuçlarını da sunabilir."
Geminin bilgisayar ekranında veriler akarken, Fahri ekledi:
"İletişim sistemlerinden aldığım veriye göre, bu aracın
konumuyla, daha önce keşfettiğimiz eski uzay istasyonunun altındaki bölge
arasında bir bağlantı var. Belki de bu istasyonda, anomali ve takip eden aracın
sırrı saklıdır."
Keloğlan başını sallayarak:
"O halde rotamızı değiştirip, o istasyona inmeye
hazırlanmalıyız. Bu, belki de sorularımıza cevap bulacağımız yer olacak. Ama
dikkat, her adımımızı planlamadan hareket edersek, geri dönüşü olmayan bir
tuzağa düşebiliriz."
Fahri, ellerini hızla kontrol panelinde gezdirirken kararlı
bir ses tonuyla:
"Savunma sistemlerini maksimumda tutuyorum. İletişim
sinyallerini sürekli izliyoruz. Eğer bu teklif bir tuzak ise, en ufak bir
şüpheyi fırsat bilip karşılık veririz."
Kısa bir süre sonra, geminin içindeki bilgisayar analiz
sonuçlarını ekrana yansıttı.
Merhaba Bizler Andromeda Sürgünleriyiz, bilinmeyen bir güç
tarafından burada tutsak edildik, mesajımızı alan ve okuyan tüm yaşam
formlarından yardım bekliyoruz…
Fahri, ekrandaki mesajı okudukça gözleri büyüdü. Geminin
içindeki sessizlik, yalnızca monitörlerin hafif vızıltısıyla bozuluyordu.
Keloğlan, boğazını temizleyerek konuştu:
"Andromeda Sürgünleri mi? Burada tutsak mı edilmişler?
Bu... düşündüğümüzden çok daha karmaşık bir mesele olabilir, Fahri."
Fahri, kaşlarını çatıp derin bir nefes aldı.
"Eğer doğru söylüyorlarsa, bu bölge sadece bir anomali
değil, aynı zamanda bir hapishane. Kim ya da ne tarafından tutsak edildiklerini
öğrenmeliyiz."
Keloğlan, konsolda verileri hızla taramaya başladı.
"Buradaki enerji dalgalanmaları, bir tür bariyer
oluşturuyor olabilir. Belki de bu güç alanı, onların buradan çıkmasını
engelliyor. Eğer bunu kırabilirsek…"
Tam o sırada geminin alarm sistemleri çılgınca ötmeye
başladı. Ana ekranda, daha önce takip ettikleri gizemli aracın manevra
yaptığını gösteren veriler akıyordu.
Fahri :"Bizi izleyen gemi harekete geçti! Kime ait
olduğunu hâlâ bilmiyoruz. Düşmanca bir hamlede bulunmazsak, belki barışçıl bir
iletişim kurabiliriz."
Hızla iletişim kanalını açtı ve karşı tarafa bir mesaj
gönderdi:
"Burada tutsak edilenlerin mesajını aldık. Kim
olduğunuzu ve niyetinizi açıklayın. Anomaliyle ilgili daha fazla bilgiye
ihtiyacımız var."
Birkaç saniye sonra, ekrandan boğuk bir ses yankılandı:
"Siz de mi tuzağa düştünüz? Artık geri dönüşünüz yok...
Burası, çıkmaz sokak."
Keloğlan, derin bir nefes aldı ve fısıldadı:
"Sanırım gerçekten başımız büyük belada, Fahri..."
Fahri, kararlı bir şekilde konsoldaki sistemleri kontrol
etti.
"O zaman arka kapıyı bulmamız gerekecek. Sürgünleri
burada tutan gücü deşifre edebilirsek, belki bir çıkış yolu bulabiliriz."
Keloğlan: "Peki ya bizi takip eden gemi? Onlar dost mu,
düşman mı?"
Fahri, gözlerini radar ekranına dikerek mırıldandı:
"Bunu çok yakında öğreneceğiz..."
Geminin sistemleri, bilinmeyen gemiden gelen ikinci bir mesajı şifrelemeye çalışırken, dışarıda enerji fırtınası şiddetlenmeye başladı...
0 Yanıt "Galaksi Federasyonu - Bölüm - 104 Fahri için Yeni Görev"
Yorum Gönder
Lütfen Etik Kurallara ve Kamu haklarını göz önünde bulundurarak yorum yapınız...