-->
Galaksi Federasyonu - Bölüm: 53 Bir Ay Önce

Galaksi Federasyonu - Bölüm: 53 Bir Ay Önce

 


Bir Ay Önce

Bölüm:53

Fatih ve Türkan, gri limanlardan geçerken gemileri tehlikeli alan sınırını aşmış ve kendilerini bilinmeyen, meçhul bir bölgede bulmuşlardı. Fatih, hargontir adı verilen ışınlanma sersemliğinin etkisiyle sarhoş olmuştu; bilinci yarı kapalı bir şekilde koltuğunda hareketsiz duruyordu. Neyse ki, geminin yapay zekası Gala-5’in hızlı ilk yardım müdahalesi sayesinde durumu stabildi.

Diğer koltukta, korunaklı bir şekilde kendini kenetlemiş olan Türkan, şaşkınlıkla etrafını izliyordu. "Nereye geldik biz?" diye mırıldandı. Ancak Fatih, baygın olduğundan ona cevap veremedi. Gemi, Gala-5’in kontrolündeydi.

"Koordinatlar, bilinmeyen bir noktada olduğumuzu gösteriyor," diye yanıtladı Gala-5. "Çevreden tanıdık herhangi bir sinyal alamıyoruz. Aracımızın verimli bir şekilde çalışması ve hayati fonksiyonlarınızı korumam için tasarruf moduna geçiyorum."

Türkan endişeyle sordu, "Fatih ne durumda?"

"Hargontir sarhoşluğu yaşıyor, durumu stabil. Tahmini olarak bir saat içerisinde kendisine gelecektir. Şu an bilinci yarı kapalı vaziyette."

Türkan, durumu kabullenmeye çalışarak içini çekti. "Yıldızlar arası gri limanların faturası umarım hem bizim hem de babam için ağır olmaz," dedi.

Gala-5, rahatlatıcı bir tonla, "Aktiviteleri denemeye ne dersiniz hanımefendi? Çeşitli uygulamalarla vakit geçirebiliriz," diye öneride bulundu.

Ancak Türkan'ın aklı başka bir şeydeydi. "Karnım çok aç, öncelikle üzerimdeki koruyucu giysileri çıkarmam gerekiyor," dedi.

"Şimdilik güvenliğiniz açısından bunu gerçekleştiremem, ancak istediğiniz herhangi bir menü varsa bunu sunabilirim," diye yanıtladı Gala-5.

Türkan hafif bir gülümsemeyle, "Peki öyle olsun. Ancak hareket edemiyorum, her yerim tutuldu. Biraz esnetebilirseniz iyi olur," dedi.

"Üzgünüm," dedi Gala-5. "Ancak koltuk üzerinde vücudunuza odaklanan sensörlerle masaj işlemleri yapabilirim. Şimdi kaskınıza yükleyeceğim uygulamalarla size keyifli anlar yaşatacağız. Lütfen kendinizi bana bırakın ve koltuğunuza yaslanın."

Türkan, Gala-5'in talimatlarına uydu, koltuğuna yaslandı ve masaj işlemi başlarken yavaş yavaş rahatlamaya başladı. Kask üzerinden gelen rahatlatıcı görüntüler ve sesler zihnini sakinleştiriyor, bedenindeki gerginlikler yavaş yavaş kayboluyordu. Bu esnada, Fatih'in de iyileşmeye başlamasını umarak derin bir nefes aldı ve gözlerini kapattı.

Fatih’in zihin dünyasında ise bu süre zarfında bir karmaşa hüküm sürüyordu. Bilinçaltında, gri limanların tehlikeleriyle yüzleşirken karmaşık rüyalar ve imgeler görüyordu. Bu imgelerde, geçmişteki anıları, yarım kalmış hesapları ve gelecekteki belirsizlikler birbirine karışıyor, zihni bu düşsel dünyada savruluyordu.

 


Gala-5, in emriyle hemşire robotlar bir yandan Türkan'a masaj uygularken, diğer yandan Fatih'in durumunu sürekli izliyor ve sağlık verilerini kontrol ediyordu. Fatih'in nabzı normal seviyelerdeydi, ancak zihinsel aktivitesi hala düzensizdi. Gala-5, onun daha hızlı toparlanabilmesi için bilinçaltına hafif bir uyarıcı dalga komutları gönderdi, bu da zihnindeki karışıklığı yavaş yavaş azaltmaya başladı.

Yaklaşık bir saat sonra, Fatih'in gözleri aralanmaya başladı. Kendisini hala yorgun ve bitkin hissediyordu, ama bilinci yerine gelmeye başlıyordu. Gözlerini açar açmaz, geminin kontrol panelindeki yanıp sönen ışıkları ve Gala-5’in sakinleştirici sesini duydu. “Fatih Bey, durumunuz şu an stabil. Biraz daha dinlenmenizi öneririm,” diyordu Gala-5.

Fatih, tüm gücünü toplayarak mırıldandı, “Neler oldu? Neredeyiz?”

Gala-5, durumu özetleyerek, "Gri bölgeleri geçtikten sonra bilinmeyen bir bölgeye savrulduk. Şu anda çevremizde tanıdık hiçbir sinyal yok. Türkan Hanım güvende ve siz de iyileşmeye başlıyorsunuz," dedi.

Fatih, hala tam olarak toparlanmamış olsa da kendisini ve Türkan’ı bu bilinmeyen tehlikelerden korumak için zihnini toparlamaya çalışıyordu. “Bu yolculuk bizi nereye götürecek bilmiyorum,” diye düşünerek, yeniden bilincini tamamen kazanabilmek için derin nefesler almaya devam etti.

Gemi uzay ve zamanda dengeli bir şekilde vaziyetini koruyordu, fatih kendi kendine mırıldanıyor, Türkan ise kaskına yüklenmiş aktivitelerle meşguldü, yaklaşık yirmi dört saat geçmemişti ki gemi güvertesinde aniden bir ışık belirerek açılan portaldan Mars öncüsü Şam belirivermişti.

O da yarı baygın bir şekilde yere yığılmış Gala-5’in ilk yardımı sayesinde rutin tedavilerle nihayet birkaç ay sonra kendine gelebilmişti.

Konuk asistanı Gala-5, onunla iletişim kurmak adına karmaşık aksamlı lisan algoritmasını çözmeye odaklanmıştı. Bu görev, bir insanın beyin dalgalarını doğrudan anlamaya çalışmak kadar zordu. Ancak Gala-5, Şam’ın kafasına bağladığı bir çip sayesinde nöral bağlantılar kurarak onunla iletişim kurmayı başarmıştı. Bu çip, Şam’ın düşüncelerini ve niyetlerini doğrudan algılayarak, Gala-5’in anlamasını kolaylaştırıyordu. Şam’ın düşünceleri ve hisleri, Gala-5’in veri tabanında çözülüp anlamlandırılarak, iki farklı varlık arasındaki köprüyü oluşturuyordu. Gala-5, böylece Şam’ın zihnindeki karmaşık algoritmayı çözebilecek ve onunla etkili bir şekilde iletişim kurabilecekti.

Çeşitli sinyaller ve veriler, çip aracılığıyla Gala-5’in işlem birimine iletiliyordu. Bu sinyaller, Şam’ın zihnindeki anıları, düşünceleri ve duyguları içeren karmaşık bir veri akışıydı. Gala-5, bu veri akışını çözümlerken çeşitli teknikler ve algoritmalar kullanarak, Şam’ın niyetlerini ve isteklerini anlamaya çalışıyordu.

Nöral bağlantılar, sadece iletişimi sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda Gala-5’in Şam’ın zihnindeki algıları ve hisleri daha iyi anlamasına da yardımcı oluyordu. Bu sayede, Gala-5 sadece basit bir asistan olmaktan çıkarak, Şam’ın düşüncelerini ve duygularını paylaşabilen bir yoldaşa dönüşüyordu.

“Merhaba” dedi Gala-5. “Kendini nasıl hissediyorsun? Kullandığın lisan birden çok dilin ve lehçenin cümlelerini barındırıyor, bu da anlamayı oldukça zorlaştırıyor. Ancak, nöral bağlantılar sayesinde iletişim kurabiliyoruz. Sana daha iyi yardımcı olabilmem için, aklındaki düşünceleri ve hisleri bana iletmeni sağlayan bu sistemi kullanarak ortak bir iletişim kurabiliriz.”

“Neredeyim ben ve siz de kimsiniz?” diye sordu Şam, kafasındaki karmaşıklığı ve belirsizliği hissettirerek.

Gala-5 nazik bir tonla yanıtladı, “Merhaba Şam, burada güvendesin. Ben Gala-5, seninle iletişim kurmak ve sana yardımcı olmak için tasarlanmış bir yapay zekâ asistanıyım. Şu anda bir araştırma tesisindesin, burası seninle ve zihinsel süreçlerinle ilgili çalışmalara ev sahipliği yapıyor.”

Şam biraz rahatlamış görünüyordu ama hala kafasında sorular vardı. “Neden buradayım? Beni buraya kim getirdi?”

“Korkularını yenmende yardımcı olabilirim, muhtemelen bizim gibi sen de anormal bir şekilde buraya savruldun, uzayda sualtı aracınla hareket edemezsin, biz de sana yardımcı olmak aynı zamanda iş birliği yapmak istedik.”

“En son kızıl gezegende devasa bir metan gölünün içerisindeydim, büyük bir enerji patlaması yaşandı ve bir anda kendimi burada buldum.”

Gala-5 başını hafifçe salladı. “Evet, bunu biliyoruz. Beyin dalgalarından öğrendik.”

Şam kaşlarını çattı ve bir süre düşündü. “Peki, sizler kimlersiniz? Ve neden benimle bu şekilde iletişim kuruyorsunuz?”

Gala-5 hafif bir duraksamadan sonra cevap verdi, “Muhtemelen çok uzak diyarlardan, belki de farklı bir evrenden her ikimiz de bu bilinmezliğe savrulduk. Kendi diyarımızda çeşitli anomalik hadiseleri incelemekle görevli bir ekibiz. Bu tür olaylar, bazen evrenler arası geçişler veya zaman kaymaları gibi beklenmedik durumlara yol açabiliyor.”

“Yani ben şimdi başka bir evrene mi savruldum?” diye sordu Şam, hala şaşkınlığını gizleyemeyerek.

Gala-5, başını hafifçe salladı. “Muhtemelen, ikimiz de öyle. Enerji patlaması sırasında yaşanan anomali, bizi bu bilinmezliğe savurdu.”

O sırada kapıyı açarak güverteye giren Fatih ve Türkan Şam’ın yanına yaklaştı. Gözleri Şam’a yönelmişti ve bir an önce onun durumunu öğrenmek istiyordu. Şam'ın yüzündeki şaşkınlığı ve endişeyi fark eden Türkan, hızla yanına yaklaştı ve elini onun omzuna koydu.

“Şam, ne oldu? İyi misin?” diye sordu Türkan, endişeli bir ses tonuyla.”

“Sen, bu gerçek olamaz, nasıl buraya geldin?”

“Beni bir başkasına benzetmiş olabilirsin, ancak ben o kişi değilim, tıpkı senin gibi farklı bir diyardan geldim.”

O sırada içeriye Fatih girdi ve Şam’a yaklaştı. ”Merhaba Şam, kendini nasıl hissediyorsun, kısa zamanda kendini toparlamışsın.”

Şam, gözlerini kısarak Fatih’e baktı. “Sen... Hayır, bu gerçek olamaz. Nasıl... Anlamadım.”

Şam, başını kaldırarak onlara bakarken, Gala-5 yanlarına yaklaştı ve durumu özetledi. “Şam, bu beyin aktivitelerini incelediğimiz bir araştırma projesinin parçası. Bir tür enerji patlaması sırasında yaşanan bir olay sizi de bizi de buraya getirdi ve durumu anlamak için birbirimize yardımcı olmak üzere buradayız.”

Fatih, Gala-5'in açıklamalarını dikkatle dinledikten sonra Şam’a döndü. “evet tıpkı bire bir aynıyız öyle değil mi?, hatta Türkan bile. Kim bilir, evrende o kadar şaşılacak şeyler var ki, anlamlandırması bazen imkansız.”

Türkan, Şam’ın omzuna hafifçe dokunarak ekledi, “Evet, endişelenme, hepimiz buradayız ve bu durumu çözmek için elimizden geleni yapacağız.”

“Biraz dinlenmeliyim,” dedi Şam, yorgun ve kafası karışmış halde.

“Peki, sen bilirsin,” dedi Türkan, anlayışla. “Eğer bir şeye ihtiyacın olursa, buradayız. Dinlenmen için sana biraz zaman verelim.”

Fatih ve Türkan, Şam'a rahat bir alan sağlamak için geri çekildiler. Gala-5, hala yanında durarak nazik bir tonla ekledi, “Herhangi bir şeye ihtiyacın olursa, bana ulaşabilirsin. Dinlenmen önemli, bu sürecin senin için kolay olmadığını anlıyorum.”

Şam, dinlenme odasına geçip istirahat etti, Türkan ve Fatih durum değerlendirmesi yapmak üzere Gala eşliğinde bir araya geldiler.

“Ne yapmamız gerektiği hakkında pek bir bilgin yok sanırım Fatih.”

“Hayır, maalesef Türkan,” dedi Fatih, gözlerini yere dikerek. “Buraya senin isteğinle geldik, bir çıkış yolu mutlaka vardır umarım. En yakın yıldıza dört ışık yılı mesafedeyiz. Belki bu yıldız etrafında dönen bir gezegende yer alan akıllı yaşam formları vardır. Eğer teknolojileri de ileriyse, bize yardımcı olabileceklerini umuyorum. Senin fikrin nedir, Gala?”

Gala, derin bir nefes aldı ve düşüncelerini topladıktan sonra konuştu. “Ben de seninle aynı ihtimal üzerinde hemfikirim,” dedi. “Üstelik uzayda başı boş kalmaktansa bir gezegenin yörüngesinde gezmeyi yeğlerim. En azından orada kendimize gerekli kaynakları buluruz.”

Türkan, ikisinin de söylediklerini dikkatle dinledi. “Bu durumda,” dedi, “Amacımız için ilerlemeye devam edelim, belki Babama dair bir ize rastlarız.”



0 Yanıt "Galaksi Federasyonu - Bölüm: 53 Bir Ay Önce"

Yorum Gönder

Lütfen Etik Kurallara ve Kamu haklarını göz önünde bulundurarak yorum yapınız...

Iklan Atas Artikel

Iklan Tengah Artikel 1

Iklan Tengah Artikel 2

Iklan Bawah Artikel