Galaksi Federasyonu - Bölüm: 47 Karşılaşma
Karşılaşma
“Bendeki bu aşkı heves mi sandın…”
Yeni
Mars’ın öncülerinden Şam, su altı aracıyla Gale kraterindeki yeraltı metan
denizinde araştırma yaparken aniden kaybolmuştu. Uzayın ıssız bir köşesinde, su
altı aracıyla boşlukta kala kalmıştı.
“Hey neredeyim ben, merkez… merkez…beni
duyuyor musunuz, hey… merkez burası kapkaranlık ve her yer yıldızlarla dolu…merkez…
merkez… sesime kulak verin…” diyerek yardım çağrısında bulundu. Ancak karşılık
alamadı.
Araç içerisindeki yapay zekalı
asistan soğukkanlılıkla devreye girdi: “Sinyal alınamıyor. Tüm iletişim
bağlantıları koptu. Konum sistemi, harita üzerinde hiçbir yeri tespit edemiyor.
Navigasyon cihazları bu bölgede çalışmaz. Lütfen destek ekibi gelinceye kadar
sakin kalın. Bu süre zarfında sizlerle motive verici aktiviteler yapalım mı?”
“Aman Allah’ım, nereye düştüm ben…”
diye mırıldandı, yalnız başına uzayda öylece kalmıştı.
Türkan
ve Fatih gri bölgelerden gelişmiş bir korsan aracıyla geçiş yapmışlardı, onlar
da tespit edemedikleri bir yere çıkmışlardı, şükür ki ikisi de sağ salim
portaldan çıkabilmişlerdi ancak nereye gittikleri meçhuldü.
Türkan, aracın penceresinden
yıldızlar ve diğer gökcisimleriyle dolu uzayın karanlığına baktı.
"Neredeyiz biz?" diye sordu, sesi endişeliydi.
Fatih, navigasyon paneline göz
atarak, “Bilmiyorum navigasyon devre dışı.” dedi. “Bu yolu biz seçtik. Baban
Ahmet kaptan bu portaldan giriş yapmıştı, ama onun ardından neler olduğunu
bilmiyoruz.”
O anda, gemi içerisindeki yapay zekalı asistan Gala’nın sesi
duyuldu: “Dikkat, dikkat, tanımlanamamış bir cisim keşfedildi. Yapısı
itibariyle birinci nesil teknolojiyle donatılmış bir su altı aracına benziyor.”
Türkan ve Fatih, hızla ekranlara yöneldiler. Gala’nın uyarısı,
tansiyonu yükseltmişti. “Cismin boyutu ve konumu belirleniyor,” diye devam etti
asistan. “Hedefin etrafında hareket eden küçük metan buzu parçacıkları tespit
edildi.”
Asistan “Cismin uzaklığı yaklaşık 0.1 astronomik birim,
oldukça yakın konumda yer alıyor aracımızla güvenli mesafeye yaklaşılıyor.”
“Bu nasıl bir şey, Gala?” diye sordu Türkan, gözlerini
ekrandan ayırmadan.
Yapay zekalı robot gemi teknisyeni Gala – 2 devreye girdi:
“En yakın güvenli mesafeye yaklaşıldı. Cisim, yapay bir nesneye benziyor.
Yüzeyinde enerji emisyonları tespit ediliyor. Yakın mesafeden daha fazla bilgi
toplanabilir.”
Fatih, gemiyi dikkatlice tanımlanamamış cisme doğru
yönlendirdi. Asistan konuşmaya devam etti: “Yaklaşık beş metre uzunluğunda,
çelik kompozit alaşımlardan yapılmış, ayrıca yüzeyinde enerji emisyonları ve
hafif titreşimler tespit ediliyor.”
Fatih’in gözleri daraldı. "Enerji emisyonları mı?"
diye mırıldandı. "Bu normal bir enkaz değil."
Asistan, ekrandaki verileri analiz etmeye devam etti.
"Evet, kaptan. Emisyonlar düzenli ve belli bir frekansta. Cisim aktif
olabilir ya da içindeki bir mekanizma çalışıyor olabilir."
Fatih derin bir nefes aldı ve kararını verdi. "Tamam,
ekibi hazırlayın. Bu şeyi yakından incelememiz gerekecek. Ayrıca radyasyon
seviyelerini kontrol edin. İhtiyacımız olan son şey tehlikeli bir radyoaktif
maddeyle karşılaşmak."
Mürettebat hızla harekete geçti. Koruyucu giysiler ve özel
ekipmanlarla donanarak geminin dışına çıkmaya hazırlandılar. Fatih, bir yandan
ekipmanını kontrol ederken bir yandan da cisme olan mesafeyi azaltıyordu. Gemi
iyice yaklaştığında, cisim daha net görünmeye başladı. Metalik yüzeyi,
üzerindeki ince detaylar ve hafif titreşimler dikkat çekiciydi.
"Ekip, dikkatli olun," dedi Fatih. "Bu şeyin
ne olduğunu bilmiyoruz. Herhangi bir şey olursa hemen geri çekileceğiz."
Mürettebat, temkinli adımlarla cisme yaklaştı. Birden,
cisimden hafif bir ışıma yayılmaya başladı. Fatih’in kalbi hızla atmaya
başladı. "Asistan, bu nedir?"
Asistan hızlıca veri topladı ve yanıtladı. "Cisimden
yayılan ışımalar, enerji emisyonlarının arttığını gösteriyor. Bu bir tür
aktivasyon olabilir."
Fatih, telsiziyle mürettebata seslendi. "Herkes
dikkatli olsun! Cisim aktive oluyor olabilir. Geri çekilmeye hazır olun."
Mürettebat, cismi dikkatle incelerken bir yandan da tetikte
bekliyordu. Ne olacağını kimse bilmiyordu, ancak hepsi bu anın kritik olduğunu
hissediyordu.
Beş dakika sonra…
“Araç içerisinde yaptığımız termal taramalarda yaşam için
gerekli çeşitli gazlar, büyük oranda azot ve oksijen atomları bulunmakta,
ayrıca bir adet canlı formu tespit edildi.”
Fatih, endişeyle sordu: “Tehlike oluşturabilecek herhangi
bir silah ya da savunma sistemi var mı?”
Gala, sakin bir tonla cevapladı: “Hayır, şu an savunmasız ve
kaybolmuş gibi görünüyor.”
Türkan, ekrandaki verilere göz atarak, “O zaman içeri girip,
bu canlı formunu kurtarmamız gerekiyor,” dedi.
Fatih başını sallayarak onayladı. “Tamam, hazırlıklarımızı
yapalım.”
İkisi de hızla, Geminin hava kilidinden geçip, tanımlanamamış
cisme doğru yavaşça ilerlediler. Yüzeyde bir giriş noktası bulduklarında,
heyecan ve gerilim doruktaydı.
Kapıyı dikkatlice açarak, içeriye adım attılar.
Karşılaştıkları manzara nefes kesiciydi. Eski ama ileri teknolojiyle donatılmış
yekpare sualtı aracının güvertesinde titreşen ışıklar ve karmaşık aletlerle dolu
bir alan vardı. Odanın ortasında, koruyucu tulumlar içerisinde bilinçsiz bir
şekilde yatan bir insan gördüler.
Türkan, gözlerini figüre dikti. “Bu... bu tıpkı sana
benziyor.!” diye fısıldadı.
Fatih, hızla tulumdaki adamın yanına yaklaştı ve kontrol
paneline baktı. “Evet, hem de bire bir kopyam gibi, onun yaşam belirtileri var.
Ama burada ne yapıyor?”
Türkan ve Fatih’in tespit ettikleri kişi Şam’dı, sualtı
aracıyla günlerce uzayda mahsur kalmıştı, kendisine tıpa tıp benzeyen Fatih ve
yanındaki arkadaşı Türkan, onu tespit etmiş ve kurtarmıştı.
Türkan, Şam'ın kapsülünü dikkatlice açmaya başladı. “Aman
Allah’ım burada ne işi var Onu hemen gemimize taşımalıyız.”
Fatih, Gala'ya seslendi: “Gala, onu güvenli bir şekilde
gemiye taşıyacak bir plan yap.”
Gala, hızla bir plan oluşturdu. “Taşıma prosedürünü
başlatıyorum. Gemiye güvenli bir şekilde taşınacak.”
Beş dakika içerisinde ana gemilerinin hangar kapakları
açılarak Şam ve denizaltı aracı içeriye alındı
Hangar kapağı kapandıktan sonra, Türkan ve Fatih hızla
Şam'ın yanına gittiler. Gala, tıbbi müdahale için hazırlık yapıyordu.
Türkan, Şam'ın yüzünü inceledi ve dikkatlice konuştu: “Ona
hemen müdahale etmeliyiz. Durumu kötü görünüyor.”
Fatih, Gala'ya dönerek talimat verdi: “Gala-3, yaşam
belirtilerini kontrol et ve gerekli tüm tıbbi müdahaleleri yap.”
Gala'nın müdahalesiyle Şam’ın durumu hızla stabil hale
geldi. Yavaşça gözlerini açtı ve karşısında Türkan ve Fatih’i gördü. “Neredeyim
ben?” diye mırıldandı.
“Lisanını algılayabiliyor musun?” diye sordu Fatih Gala’ya
Gala, Fatih'in sorusuna cevap vermeden önce Türkan'a döndü
ve konuştu: "Şu anda kritik bir durumdan geçtiği için biraz kafası karışık
olabilir. Anladığım kadarıyla dil bariyeriyle ilgili bir sorun yaşıyor. Ayrıca
kıyafeti üzerinde Türkçe “Şam” yazıyor, herhalde bu onun ismi olmalı.”
Fatih, Türkan'ın sözlerini dinledikten sonra Gala'ya dönerek
konuştu: "Ona hangi dilleri konuştuğunu sormalısın. Belki de birden fazla
dil biliyordur ve şu an hangi dilde konuştuğunu anlamak önemli olabilir."
Türkan, Şam'a yaklaşarak nazikçe sordu: "Hangi dilleri
konuşabiliyorsun? Yardımcı olmamız için önemli bir bilgi olabilir."
Gala “Büyük bir ihtimalle Hargontir sarhoşluğu yaşıyor
olabilir.” Dedi.
Türkan ve Fatih, Şam'ın anormal durumunu göz önünde
bulundurarak durumu değerlendirmeye çalıştılar. Fatih, Gala'ya dönerek endişeli
bir ifadeyle sordu: "Şam'ın yaşadığı bu durum hakkında ne düşünüyorsun,
Gala? Bu hargontir sarhoşluğu nasıl tedavi edilir?"
Gala, ciddiyetle düşündükten sonra cevapladı:
"Hargontir sarhoşluğu oldukça nadir bir durumdur ve tedavisi genellikle
karmaşıktır. Öncelikle, Şam'ın belirtilerini daha fazla gözlemlemeli ve kesin
bir teşhis koymalıyız. Daha sonra uygun tedavi yöntemlerini
belirleyebiliriz."
Türkan, Şam'ın yanına yaklaşıp ona destek olmaya çalışarak
sordu: "Şam, nasıl hissediyorsun? Yardımcı olmamız için bize ne
söyleyebilirsin?"
“Size söylediğim gibi efendim, size sağlıklı cevap veremez
lütfen tedavi sürecinin sonuçlanmasını bekleyin.” Dedi Gala -3.


0 Yanıt "Galaksi Federasyonu - Bölüm: 47 Karşılaşma"
Yorum Gönder
Lütfen Etik Kurallara ve Kamu haklarını göz önünde bulundurarak yorum yapınız...