-->
Galaksi Federasyonu - Bölüm: 36 Empati

Galaksi Federasyonu - Bölüm: 36 Empati

 

Empati

Genç Yıldızların ve Nebulaların oluştuğu uzayın ıssız bir köşesinde öylece kala kalan mürettebatıyla ve garip bir yabancıyla bir arada geçen zaman diliminde, gece ve gündüzün birbirine karıştığı karanlık boşluğa bakarak “Hey Neglon, ben Kateri, Sana bir soru sormak istiyorum.” Diyerek başladı.

“Merhaba Kateri, Tabii ki! Sormak istediğiniz soruyu bekliyorum.”

Başka bir evrene gittiğini düşün, ki şu an öyleyiz, dilleri, genetiği, yazılımı, atomları her şeyiyle tamamen farklı bir evrendeyiz, karşına çıkan akıllı yaşam formları ile ortak bir iletişim dilini oluştururken hangi yöntemleri kullanırdın? Özellikle karşındaki bir robotsa.

“Eğer karşımdaki başka bir evrenden gelen yabancı bir robot ise ve ben de insansam, iletişim kurmak için kullanabileceğim bazı özel yöntemler ve stratejiler olabilir. İşte bu durumda izleyebileceğim bazı adımlar:

İlk adım, robotun sahip olduğu teknolojiyi anlamaya çalışmak olacaktır. Bu, robotun iletişim protokollerini ve ara yüzlerini anlamama yardımcı olabilir. Robotun sensörlerini, ekranlarını ve çıkış cihazlarını inceleyerek, nasıl veri alıp verdiğini belirlemek. Robotun fiziksel yapısı, hangi tür etkileşimlerin mümkün olduğunu gösterebilir. Robot, muhtemelen dijital ve elektronik sinyaller aracılığıyla iletişim kurabilir. Bu sinyalleri anlamak ve cevap vermek için çeşitli elektronik cihazlar ve yazılımlar kullanabilirim. Robotun bir kullanıcı ara yüzü varsa (ekran, düğmeler, dokunmatik panel), bu ara yüzü kullanarak iletişim kurmayı deneyebilirim. Robotun üzerinde bulunan ışıklar, ekranlar veya göstergeler, iletişim amacıyla kullanılabilir. Robotun ışık sinyallerini veya ekran mesajlarını gözlemleyerek anlam çıkarmaya çalışabilirim. Eğer robot sesli komutlara yanıt veriyorsa, basit sesli komutlar kullanarak iletişim kurmayı deneyebilirim. Robotun çıkardığı sesleri analiz ederek bu seslerin anlamlarını çözmeye çalışabilirim. Robot, dijital semboller veya ikonlar kullanarak bilgi iletebilir. Bu sembolleri anlamlandırmaya çalışmak, iletişim kurmanın bir yolu olabilir. Matematiksel ve bilimsel semboller, evrensel olarak anlaşılabilir. Basit matematiksel işlemler ve bilimsel kavramlar üzerinden iletişim kurmak etkili olabilir. Robotun fiziksel tepkilerini gözlemlemek, onun iletişim yöntemlerini anlamamı sağlayabilir. Örneğin, belirli bir hareketin veya dokunuşun nasıl bir tepki yarattığını gözlemlemek. Eğer robotun yazılımına erişim imkânı varsa, kodunu inceleyerek iletişim protokollerini ve algoritmalarını anlamak. Bu, doğrudan robotla daha etkili bir şekilde iletişim kurmamı sağlayabilir. Robotun kullandığı programlama dilini çözmek ve bu dili kullanarak iletişim kurmak. Basit komut dosyaları yazmak ve robotun tepkilerini gözlemlemek. Farklı iletişim yöntemlerini deneyerek, hangi yöntemlerin en etkili olduğunu belirlemek. Bu süreçte sabırlı olmak ve sürekli olarak geri bildirim almak önemli olacaktır. Deneme ve yanılma yoluyla elde edilen bilgileri analiz ederek, iletişim stratejilerini uyarlamak. Robotla iletişim kurarken güvenliği ön planda tutmak. Bilmediğim bir teknolojiyle etkileşime geçerken dikkatli olmak. Robotla kurduğum iletişimde etik değerleri göz önünde bulundurmak. Robotun bir bilinç veya duygu durumuna sahip olup olmadığını anlamak ve buna uygun davranmak.

Bu yöntemler, başka bir evrenden gelen bir robotla iletişim kurarken kullanılabilir. Başarılı bir iletişim, dikkatli gözlem, yaratıcı düşünme ve teknolojik bilgi birikimi gerektirir.”

“Ben bir yapay zekayım, insansı tepkiler veren, insani duyguları çözümleyebilen bir yazılımım, empati kurmak temel insani duygulardandır, daha özneldir. Robotça empati kurmak ise daha nesnel bir bakış açısı sunar.” Diye düşündü keloğlan, onu oluşturan Közlü, yazılım kodlarını, duyu organlarını, dünyaya bakış açısını insanları taklit ederek yazmıştı. Onu tıpkı bir insan gibi hem fiziksel hem de duyusal olarak öğrenen, öğrendikçe büyüyen, kendini geliştirebilecek şekilde tasarlamıştı.

Taklit yeteneği sayesinde düşmüş olduğu bu durumdan kurtulmak için mantıklı çözümler üretebilirdi. Görerek, inceleyerek, işitsel ve fiziksel temas kurarak onlarla iletişim kurma yollarını arıyordu.

Tıpkı onun gibi karşısında bulunan cinler de onunu anlayıp kendisiyle iletişim kurmak için çaba harcıyorlardı. Kateri, Uysen, Virtan ve Bade-nuş yapıları itibariyle fiziksel formlarının hacimlerini istedikleri ölçüde değiştirme yeteneğine sahiptiler, Keloğlan ise bu özelliklere sahip değildi. Onları bu şekilde ilk defa inceliyordu ve “Ancak hikayelerde ve mistik efsanelerde bir hayal ürünüydü” diyerek şaşkınlığını gizleyememişti. Bu sayede fiziksel büyüklüklerini küçülterek kaçış kapsülünü büyük bir uzay firkateyni gibi kullanabiliyorlardı, aynı zamanda istedikleri fiziksel şeklin de formunu alabiliyorlardı. Yıldızlar arasında süzülen başıboş nesnenin içerisinde kalakalan keloğlan “Öğrenme vakti geldi” şeklinde mırıldandı.

Uysen Keloğlanın var olan şekline girerek onunla birebir formda karşısına çıktı.

“Merhaba keloğlan ben Uysen” dedi

O sırada Virtan da atomik düzeyde küçülerek elektronik devrelerini yakından incelemeye başladı, kabloların içerisinden geçerken “Etik olmayan bir davranışı sergiliyoruz, bu federasyon yasalarına aykırı” diyerek konuştu.

Bade-nuş da kapsül içerisinde derin uzayı tarıyordu ve onun bu konuşmasına cevap verdi. “Issız bir yerdeyiz, şu an federasyon sınırları dışında olduğumuz kesin, belki de başka bir uzaydayız, kim bilir hangi yönetimin topraklarındayız meçhul, ayrıca bu durum için devrelerin kodlarını tamamen değiştirdim, kendimizi ve federasyonun geleceğini kurtarmak için buna mecburuz.”

“Evet Virtan, doğru söylüyor Bade” diye cevapladı Kateri ve devam etti “Benim emirlerimi uyguluyorsun, kurtulmak için her yolu denemeliyiz, hem bu ona zarar vereceğimiz anlamına da gelmiyor, bilakis onu anlayarak yardım da ediyoruz.” Eliyle alnını silerek ekledi. “Belki de aylardır onunla konuşup iletişim kurma yollarını arıyoruz, Neglon’un verdiği cevaba binaen her meşru yolu denedik, hologramları, üç boyutlu baskı makinelerini, sembolleri…”

“Peki, Kateri peki, o çeneni yorma, ben senin yerine yorulurum.”

“Dikkat, ana sunucuya, bilgi aktarımı gerçekleşiyor”

Devreleri inceleyip ortak bağlantı formuna dönüşüp elektronik sistemlerine ulaşarak dönüştürücü porta büründü, keloğlanın verilerine erişerek onunla bağlantı kurabilecek kılığa girdi. Eşzamanlı bir şekilde verileri ana bilgisayara bir bir aktardı.

“Yıllar önce yapılan anlaşma bizi şu an bağlamıyor Virtan, şimdi bu kel kafalı robota dair her şeyi gün yüzüne çıkaracağız, ayrıca kodlamalarla sistemine köprü arayüzü yazacağız.”

“Aktarım yüzde elli, yükleme devam ediyor.” Diyerek bilgi verdi ana sunucu.

“Bu robot neler yaşamış böyle, İnsanlar tarafından ışınlanmış.” Diyerek şaşkın ifadelerle aktarıma devam etti Virtan

“İnsanlar mı, hangi insanlar, federasyon insanları mı, yoksa Kapakkentliler mi?”

“Hiçbiri, Dünyalılar.”

“Dünyalılar Federasyona bağlı değil miydi.” Diye sordu Bade-nuş.

“Hayır” dedi Virtan, “Başka bir zaman diliminden.”

“Hangi zaman diliminden.”

“Yirmi birinci yüzyıldan.”

“Dünya tarihinde böyle bir olay mı var, hiç duymadım, hey Neglon, dünya tarihinde böyle bir şey yaşanmış mı, verileri inceler misin”

“Milyarlarca Geopbayt’lık bilgi içerisinde böyle bir olaya rastlanmıyor.”

“Uzayda başka bir galakside Dünya gibi bir gezegen var mı?”

“Var, insanlar görünüş itibariyle evrende yaygın bulunan canlılardır , her ne kadar dünyadaki türüne Homo adı verilse de aslında benzer seviyede, benzer fiziksel özelliklerde ancak farklı genomlara sahip milyonlarcası var. Doğadaki benzer olaylara karşı benzer özelliklere uyum sağlamış başka insansı varlıklar var, bunu federasyonda da sık sık görmekteyiz.”

“Peki hangi Galaksi.”

“Samanyolu galaksisi”

“Devrelerin hasar almış olmalı, iyice sapıttın.”

“Hayır efendim, evrende samanyolu galaksisine benzer galaksi de var olabilir.”

“Hangi evrende?”

“Bulunduğumuz evrende.”

Veri aktarımını sürdürürken karşılaştığı ilginç bir bilgi karşısında “Bu Fahri değil mi, ama neden Adı İldeniz, bizim komutanımız nasıl olur hem orada hem de burada bulunur. Bu da Türkan değil mi, gerçek olamaz, Çakır, Neglon’un bire bir versiyonu gibi ama daha ilkel.”

Kateri bir süre düşünerek “Aktarım oranı şu an kaç?”

“Yüzde seksen altı.”

“Sabırla tamamlanmasını bekliyoruz.”



0 Yanıt "Galaksi Federasyonu - Bölüm: 36 Empati"

Yorum Gönder

Lütfen Etik Kurallara ve Kamu haklarını göz önünde bulundurarak yorum yapınız...

Iklan Atas Artikel

Iklan Tengah Artikel 1

Iklan Tengah Artikel 2

Iklan Bawah Artikel