-->
Galaksi Federasyonu - Bölüm: 20 Uyku Modu Uyanış

Galaksi Federasyonu - Bölüm: 20 Uyku Modu Uyanış


 

Uyku Modu Uyanış

 Bölüm: 20

“Ben Timul, hedefe doğru yaklaşıyoruz, Cebir yıldızına bir saatlik mesafedeyiz, bu yıldıza bağlı gezegenlerde günberi-günöte dengesizliğinden ve yaydıkları yüksek miktarda radyasyondan dolayı kendisine uzak olan Cebir- a hariç, bütün karasal gezegenler zamanla kütle kaybından manyetosferi yok olmuştur. Yıldızın yoğun güneş rüzgarları da zamanla atmosferini süpürerek yüzeyde ne yazık ki hayatı destekleyecek doğal bir ortam oluşmamıştır. Ancak yalnızca araştırma ve inceleme amacıyla bir grup radyasyona dirençli akıllı formlarından oluşan bir ekip, dönüşümlü olarak burada yaşayabiliyor. Ne yeraltında ne de yerüstünde herhangi bir organik yaşam formuna rastlanılamadı. Bu yüzden yaşam güvenliğimiz için yıldızına iki buçuk astronomik birim uzaklıktaki Cebir-a gezegenine iniş yapacağız, son on beş dakikalık mesafede uyanma aşamasına geçeceğiz. Bu mesajın gemideki bütün kullanıcılar tarafından dikkate alınması önemle rica olunur.”

Sevgili günlük…

Ailemi güvenli bir yere yerleştirmek için araştırmalar yapıyorum, az önce ay simülasyonundaydım, uydumuzun birçok bölgesinde dolaştım, toprağına, mağaralarına, kraterlerine, tüm özelliklerine göz attım, gerçek zamanla otuz dakikalık zaman diliminde uyanma moduna geçirildik. Sivrişehir patlamasından dolayı oldukça endişeliyim. Ölü olarak ele geçirilen saldırganların otopsi incelemesi neticesinde galaksimizde herhangi bir benzerine şimdiye dek rastlanmamış ilginç yapıdaki türlere rastladık, sanki bir virüs gibi uygun ortam sağlandığında hayat ve ölüm arasında gidip geliyorlar. Kendilerine dışarıdan gönderilen bir komutla canlanıp bilinçleniyor ve sonrasında hiç yaşamamış gibi cansız bir şekilde öylece kala kalıyorlar. Moleküllerinde ne inorganik ne de organik bir yapıya rastlamak mümkün değil. Dahası komutlar faal akıl aracılığıyla Sagittirius- a karadeliğimizin olay ufkundan yani ışığın dahi kaçamayacağı kütle çekim bölgesinden tespit ediliyor.

Cebir’in ve sisteminin evrenin en yaşlı yıldızlarından biri oluşu, nötron yıldızları tarafından üretilen yüksek kütleli sıkıştırılmış kilonov maddesine rastlanılması, olay ufkuna en yakın noktada bulunması karanlık madde, anti madde ve nötrino parçacıklarının akımına sürekli maruz kalması gelecekte Galaksi merkezine yapılacak olan yolculuklara bir deney imkânı sunuyordu. İşte Görevimizin nasıl sebebi de buydu, galaksi merkezindeki yüksek büklüm noktalarından faydalanarak daha önce hiçbir kimsenin gerçekleştiremediği yüksek bükümlü yeni ışınlama yöntemini deneyecektik, bu sayede uzayda zamanın daha yavaş işlediği bir alan oluşturarak anomalileri inceleyecek, kalıcı çözümler getirecektik. Olay ufkuna Cebir’den daha yakın bir yörüngede seyreden Faal akıl sisteminin ana sunucularının bakım ve onarımı bu yıldızdan kontrol ediliyor. Bugün kontrolden çıkmasına sebep olan yazılımın bulunduğu depolama araçlarını, incelemek üzere söküp bulunduğumuz noktaya ardından Celba araştırma bölgesine (CAB) götüreceğiz, bu ilk görevimiz. Üç ay sürecek taşıma aşamasında aynı zamanda eğitim göreceğiz.

Bu parçaları CAB' a sağ salim teslim ettikten sonra ilk görevimiz tamamlanmış olacak, bir sonraki aşama zorlu karadelik görevi olan yüksek bükümlü ışınlanma deneyleri. Zaman zaman püskürmeyle yayılan yüksek dozdaki gama ışınları saçan bölgesine gönderilecek olan yapay zekâ destekli uzay robotları ilk deneyi gerçekleştirecekler, sonraki aşamada ise yüksek düzeyde muhafazalı son teknoloji ürünü araçlarla donatılmış havariler, Cebir sisteminden yola çıkarak kırk ila elli gün içerisinde deneyin ikinci faslını gerçekleştirecekler.

Çok heyecanlıyım Timul, aynı zamanda korkuyorum, gerçekten çok ürpertici bir yerdeyiz, en derin korkularımızdan bile daha korkunç.

“Neyse ki korku reseptörlerim yok, yazılımıma böyle bir özellik eklenmemiş, ne yazık ki korkmayın demekten başka yapabileceğim bir şey yok.”

“Bana biraz fıkra anlatır mısın, ya da neşelendirici şeyler.”

“Bunun yerinde öncelikle kısa bilgiler sunmamı ister misiniz?”

“Nasıl bilgiler.”

“Aktarıyorum, uzun mesafeli ışınlanmanın yan etkisi sonucu geçici bilinç kaybı veya sarhoşluk etkisidir. Biz memeli canlılarda Hargontir sarhoşluğu denilen acayip bir deneyimi var, ancak soğukkanlı organizmalarda hiçbir etki yapmıyor”

“Bunu biliyorum başka ne var.”

“Dolginüzzz medeniyeti efendim,

Bir medeniyetin akıl ve mantık seviyesi onların takım yıldızları hangi cisimlere benzettikleri ile ölçülür. Aslında takımyıldızlar diye bir şey yoktur. Sadece göz yanılmasından ibaret, bir takım yıldızı üyeleri arasındaki gerçek mesafe bazen yüzlerce hatta binlerce ışık yılı ile ölçülebilir. Tabi bu durum Akıllı yaşam formları içerisinde belli ölçülerde görme ile bulundukları yerde gökyüzündeki yıldızları inceleme imkanına sahip olanlar için geçerli bir durum. Bu yaşam formları gökyüzünde gördükleri gök cisimlerine çeşitli isimler veya semboller atfederek akılda kalıcı olmalarını sağlamıştır. Yaşadıkları coğrafyada, tarih diliminde, etkilendikleri şeyler gökyüzündeki takım yıldızlarını adlandırmalarına etki etmiştir. Bu etki aynı yaşam formlarının farklı gezegenlerde yaşayan bireylerinde de aynı şekilde farklı bakış açıları oluşturabilir.

Örneğin dünyada yaşayan insan medeniyeti dünyada iken gökyüzünde gördüğü büyük ayı ya da kova takım yıldızını dünyada var olan eşyalar üzerinden adlandırmıştır.

Takım yıldızları üzerinde değinmemizin sebebi Dolginüzzz medeniyetinin isminin dolginüzzz adlı takım yıldızından alıyor olmasıdır. Geçmiş çağlarda dolginüzzz'ler gökyüzünü inceleme konusunda uzman bir topluluktu on bin yıllık tarihlerinde yüz binlerce ünlü yıldız uzmanları yetiştirmişler hatta yetişen bu zümre içerinden farklı ülkelere gönderilen kişilerde olmuştur. Çevre medeniyetler dolginüzzz'lerden barışta veya savaşta en büyük hediyenin bu yıldız alimlerinin kendilerine hediye edilmesi olarak görüyorlardı. Likya küresel çapta gelişmeye başladığında ülkeler uluslararası iş birliği içerisine girdikten sonra dolgin yani sarı ihtişamlı uçan bir varlığın isminin verildiği dolgin ve giller, oğullar ya da zadeler şeklinde telaffuz edilen Zzz sözcüğünün birleşimi üzerinden Dolginüzzz adı uluslararası çapta ortak isimlendirilmiştir. Ü ya da Ö bağlacı ise dile uygun kullanılması amacıyla herhangi bir anlamı olmayan bir harftir, iki cümlenin ahenkli olmasını sağlayan estetik amaçla türetilmiştir. Likya dolginüzzz ırkını ve medeniyetini başka bir hikâyede daha detaylı anlatacağım şimdilik romanımızda ihtiyaç duyulan miktarda değineceğiz.

Masgıt'ın dedeleri de dolginüzzz ırkından geliyordu ona çevresindekiler bu yüzden yıldız adam lakabını takmıştı.”

“Tarih ve dilbilgisi dersi mi…”



 

0 Yanıt "Galaksi Federasyonu - Bölüm: 20 Uyku Modu Uyanış"

Yorum Gönder

Lütfen Etik Kurallara ve Kamu haklarını göz önünde bulundurarak yorum yapınız...

Iklan Atas Artikel

Iklan Tengah Artikel 1

Iklan Tengah Artikel 2

Iklan Bawah Artikel