Galaksi Federasyonu - Bölüm : 2, Gece ve Gündüzün Ötesinde
Sabah saat 06:30
Midem çok kötü, yatarken sırtım
açılmış soğuk yemişim, 30 dakika lavabodan çıkamadım, kahvaltımı hazırlamak
üzere mutfağa doğru yürüdüm. Uykumu açabilmek için sade kahve hazırladım,
zeytin peynir tereyağı kızarmış yumurta bal... Çayı sevmem ben, eski Türkler
gibi kahveyi severim. Bazen abartırım. Bu yüzden kahveye ayrı bir zaman
ayırırım, kahvaltıdan sonra bahçede 15,20 dakika dolanır sonra yine içerim. Son
kahveyi yudumlarken aklıma 1, 1,30 saat önce gördüğüm rüyayı hatırladım.
Siyah bir gökyüzü, aydınlık bir gündüz, çocukluğumun geçtiği
Düzce’de sancaklar mahallesinin rahmetli Mahmut amcası, geniş, ortasında armut
ağacı olan sınırlarını fındık ağaçlarıyla oluşturduğu ve o ağaçlarda kalan
fındıkları başak yaptığımız geniş kır tarlasındayım, otlak alanına akın akın
insan geliyor kimi aralarında muhabbet ediyor, kimi aracından iniyor kimi
gökyüzüne bakıyor, semada asılı gibi duran çok sayıda büyük kayalar var, mahşer
günü gibi hissediyorum, birkaç saniye sonra taşlar yere düşmeye başlıyor teker
teker,
O anda uyanıyorum uykudan...
Son günlerde bu şekilde çok kabuslar görüyordum nedense,
kendimi birçok farklı hiç bulunmadığım mekanlarda.
Bir gün öncesinde gördüğüm bir rüya bu cinstendi;
Bir cin geliyor yanıma, cüppeli kısa boylu tüysüz bir çocuk
kılığında, bana sarılmaya çalışıyor, geri çekildikçe yumruğumu göğsüme ardı
ardına vuruyorum, o kadar sert vuruyorum ki göğüs kemiklerim teker teker
dökülüyor...
İki gün sonra başka bir kâbus;
Yatak odamda cam kenarı yatağımda hareketsiz yatıyorum,
sesim soluğun çıkmıyor, karabasan hali yaşadığımı hissediyorum, bunu bir
fırsata çevirebilmek için beni sıkan şeyin ne olduğunu düşüncemden geçiriyorum,
sağ tarafımda bulunan cama iki damla su damlatılıyor. Damlayan sudan yansıyan
görüntüye bakıyorum, simsiyah kömür suratlı, domuz dişli ,ayağında altın
çarıkları olan etekli insansı bir varlık, dua etsem de nafile. İstemsiz
konuşmaya başlıyorum, kendisine neden benimle uğraşıyorsun diye sorduğumda,
ortası şişkin ince parmaklı uzun tırnaklı elleriyle ayaklarımı işaret ediyor.
Bir an karşımda kanepede uzanmış hiç okumadığım üniversiteden
arkadaşım Musa beliriyor, "Ooo fahri iyisin yine iyisin" diyor. Ama
bende be hareket ne de soluk var. Öylece bakıyorum sersem gibi. 1,2 saniye
içerisinde nefes nefese uyanıyorum.
Acaba İskenderiye'deki salgın hastalıktan bende mi nasibimi
aldım. Kontrollerde bir şey çıkmamıştı 8hal bu ki,
tekrar doktora görünsem iyi olur...
%20trees,%20with%20a%20central%20armut%20(pear).webp)
0 Yanıt "Galaksi Federasyonu - Bölüm : 2, Gece ve Gündüzün Ötesinde"
Yorum Gönder
Lütfen Etik Kurallara ve Kamu haklarını göz önünde bulundurarak yorum yapınız...