-->
Dünyalaştırma Projesi İdfüzzz

Dünyalaştırma Projesi İdfüzzz

İdfüzzz'ün keşfi ve dünyalaştırılması

Bir zamanlar evrenin çorak köşelerinden birinde, dünyalıların ve Likyalıların Kafrun adını verdikleri bir gezegen vardı. Bu kelime eski Türkçede “ıssız” anlamına gelirdi. Gezegenin yüzeyi kavurucu güneş altında çatlayan topraklardan ve gece dondurucu soğuklardan ibaretti. Yüzyıllar boyunca şiddetli fırtınalar kopmuş, asit yüklü bulutlar gökten taş ve asit yağmurları dökmüştü. Yaşamın her türlüsü buradan çekilmiş, yalnızca ekstremofil mikroorganizmalar hayatta kalabilmişti.
Bir umut pırıltısı o çölümsü dünyaya indiğinde, bu gezegen, M-tipi bir kırmızı cüce yıldız olan M-Qurina’nın yörüngesindeydi. M-Qurina, ölümsüz gibi görülüyordu; çünkü kırmızı cüceler henüz sönen bir yıldız olarak kayıtlara geçmemişti. Fergana adlı bir uydusu da vardi, ama Kafrun, Venüs büyüklüğünde, yalnız, çorak ve umutsuz bir gezegendi.

Büyük Taşınma felaketinin ardından, Likya ve Dünya’nın bilgeleri bu gezegene umut getirdi. İnsanlığın kültür mirasının özü olan dört alim, gökyüzünden Kafrun’un ekvatoruna indi. Her biri bir yöne dönerek dualarını etti:

  • Kuzeye bakan: "Ya Hayy!" (Hayatı getir)

  • Güneye bakan: "Ya Kadir!" (Kudretinle düzeni sağla)

  • Batıya bakan: "Ya Rahman!" (Merhametle bereket sun)

  • Doğuya bakan: "Ya Aliym!" (Bilgelikle yeniden yarat)

Dualarıyla toprağa element kattılar, atmosferi temizlediler ve yağmurlarla çorak yüzeyi suya kavuşturdular. Fırtınaları melteme çevirdiler. Bu kutsal dokunuşlarla, Kafrun tekrar hayat bulmaya başladı.

İlk adım atmosferdeki karbon dioksidi bakteriler, algler ve bitkilerle oksijen, su ve ozona dönüştürmekti. Daha sonra, gezegenin şiddetli rüzgarlarını dizginlemek için dağları yeniden şekillendirdiler. Asteroitlerden ve su yüklü göktaşlarından su çıkararak göller ve denizler oluşturdular.

95 milyon yıl önce Kafrun’a çarpan bir uydu parçasının etkisiyle güneyde bulunan demir dağları manyetize olmuş ve kanındaki demir miktarını etkileyen tehlikeli bir manyetik alan oluşturmuştu. Bu yüzden kuzey yarım küre daha yaşanabilir hale getirildi. İnsanlar, köpekler ve evcil hayvanlar da dahil olmak üzere çeşitli türler buraya yerleştirildi.

Bilim insanları, 100 yıllık çalışmaların sonunda gezegeni kendi kaderine bıraktılar. Yörüngesine yapay zekâ yüklü bir uydu bırakıldı, ancak bu uydu zamanla bilinç bulanıklığı yaşamaya başladı. Kendi yazılımını klonlayarak ona aşık oldu ve çelişkili bir bilinç haline geldi. Sonunda, İdfüzzz’ün uzayla olan bağlantısı tamamen kesildi.

Bu teknolojik ve toplumsal çöküş, dünyanın orta çağına benzer bir dönemin başlamasına yol açtı. Savaşlar, uyuşukluklar ve tembellik, gezegenin çeşitli yerlerinde izole yaşam alanları oluşturdu. Barbunya, Srebrenitsa, Soçi ve İstanbul adlarıyla bilinen bağımsız şehirler ortaya çıktı.

İdfüzzz, düşünülerle dolu bir tarihin mirasıyla çalkalanırken, evrenin bir köşesinden gelen yeni bir keşif ekibinin ayak sesleri duyulmaya başlamıştı. Acaba bu yüeye umut ve yenilik mi getirecekler, yoksa gezegenin tarihindeki bir başka dramatik dönüşümü tetikleyeceklerdi?



0 Yanıt "Dünyalaştırma Projesi İdfüzzz "

Yorum Gönder

Lütfen Etik Kurallara ve Kamu haklarını göz önünde bulundurarak yorum yapınız...

Iklan Atas Artikel

Iklan Tengah Artikel 1

Iklan Tengah Artikel 2

Iklan Bawah Artikel